Romanda, İstanbul köklü bir ailenin kızı olan çocuk ruhlu Feride'nin çok sevdiği nişanlısı tarafından ihanete uğramasıyla kendini öğretmenlik mesleğine adaması ve hayatını kazanabilmek için Anadolu'da şehir şehir dolaşması anlatılır.
Anlatıcının, roman boyunca Feride'nin şahsında eleştirel bakış açısıyla hem eğitim problemlerini hem de olayları realist olarak yorumlaması özelliği bunun bir kanıtıdır.
Çalıkuşu, İstanbullu Feride'nin nişanlısı tarafından ihanete uğramasını ve kendisini öğretmenlik mesleğine vererek Anadolu'yu karış karış gezmesini konu edinir. Çalıkuşu'nda öne çıkan temalar ise kıskançlık, gurur, ihanet, aşk olarak sayılabilir.
Feride'nin konağı satıp, kan parasının ödenmesi sonrasında, Kamran özgürlüğüne kavuşuyor.
Çalıkuşu Feride'nin arzusunu akla, mantığa, sağduyuya, elverişliliğe kurban etmez. Onun yerine roman Feride'nin “mutlaka istediği şeyi” etrafındakiler ne derse desin elde etmesiyle biter. Nitekim romanın sonunda Kamran'ı kendisine çekip öpen de Feride olur.
Romanda, İstanbul köklü bir ailenin kızı olan çocuk ruhlu Feride'nin çok sevdiği nişanlısı tarafından ihanete uğramasıyla kendini öğretmenlik mesleğine adaması ve hayatını kazanabilmek için Anadolu'da şehir şehir dolaşması anlatılır.
-Hâkim / Tanrısal bakış açısı (yazar anlatıcının bakış açısı), -Kahraman anlatıcının bakış açısı, -Gözlemci anlatıcının bakış açısı, -Çoğul / çoklu bakış açısı.
Çalıkuşu romanında öğretmen Feride'nin duygusal hikâyesi anlatılmaktadır. Küçük yaşta iken anne-babasını kaybeden Feride, teyzesinin de destek olması ile Fransız okulunda yatılı olarak okumaya başlar. Kendisine çalıkuşu denmesinin nedeni çok hareketli olması ve sıklıkla ağaç tepelerine çıkmasından kaynaklıdır.
Sonuçta Feride bulunamaz. Reşat Nuri Güntekin Bursa'ya ilk kez 1913 yılında, 24 yaşındayken geldi. Bursa Sultanisi'nde (Bursa Erkek Lisesi) orta kısım Fransızca öğretmeni olarak 1 yıl 28 gün çalıştı (Kanter, 2006, s. 19).
Reşat Nuri Güntekin'in (1889-1956) Çalıkuşu (1922) adlı romanında bürokrasi eleştirilmektedir. Gereksiz kırtasiyecilik, bireyin dışlanması, bürokra- sinin kişisel menfaatlere alet edilmesi gibi meseleler vurgulanmaktadır. Yazar, bürokrasiyi eleştirirken aynı zamanda nasıl olması gerektiğini de göstermekte- dir.