Hukukta muvazaa, bir hukuki ilişkinin taraflarının, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak konusunda yaptıkları gizli anlaşma.
Muvazaa, en basit tanımıyla, bir sözleşmenin taraflarının, üçüncü kişilerden gerçek durumu gizleyerek, onları aldatmak maksadıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında geçerli olmayan bir hususta anlaşmalarıdır.
İki türlü muvazaalı işlem vardır. Bunlar; mutlak ve nispi muvazaadır.
Muvazaa davası kural olarak, hukuki menfaati bulunan kişilerin, bir işlemin muvazaalı olduğunun ispat etmeleri ile bu işlemin kesin hükümsüz olduğunun tespit ettirilmesi ve hukuk aleminde doğmuş olan sonuçlarının ortadan kaldırılmasına imkân veren bir dava türüdür.
Örneğin hakim önünde yapılan işlemlerde muvazaa mümkün değildir. Hakim ile tarafların muvazaa yönünde anlaşması söz konusu olamaz. Özel nitelikli bazı işlemlerde de muvazaadan bahsedilemez.
Muvazaa iddiası taraflarca herkese karşı ileri sürülebilir. Bu kuralın istisnaları bulunur; Yazılı borç ikrarına dayanarak muvazaalı alacağı iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişilere karşı muvazaa iddiasında bulunulamaz.
Daha önce de belirtildiği gibi, muvazaanın taraflarca ispatında, HMK m.200-201 göz önüne alınarak, yazılı delil ile ispat kuralı geçerlidir. Yani, mu- vazaalı sözleşmenin tarafları, ileri sürdükleri muvazaa iddiasını kural olarak sadece yazılı delil ile kanıtlayabilmektedirler.
Muvazaalı işlemin tarafları yanında, üçüncü kişiler de muvazaalı işlemin geçersizliğini ve iptalini isteyebilirler. Üçüncü kişiler, muris muvazaasında mirasçılar, muvazaa nedeniyle işlemin geçersizliğini ve iptalini ileri sürebilirler. Hükümsüzlük herkese karşı ileri sürülebilir.
a. Mutlak Muvazaa: Gerçekte hiç yapılmayacak bir işlemin yapılmış gibi gösterilmesidir. Bir gizli bir de göstermelik / görünürdeki işlem vardır. Örneğin: Eşlerden birinin babasının maaşını alması için boşanmaları ama aynı evde yaşamaya devam etmeleri.
Diyoruz ki satış sözleşmesi muvazaalı olduğu için kesin hükümsüzdür. Hâkim re'sen görevinden ötürü dikkate alır.