Allah, göklerin ve yerin gaybını/insanların bilemeyeceği şeyleri bilir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkı ile bilendir. Şüphesiz ki, Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını, (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O, (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.
Bütün kâinatta Allah'ın ilminden, bilgisinden gizli hiçbir şey düşünülemez. Yüce Yaratan hepsini bilir. Bizler de bu varlığa dâhil olduğumuz için bizlerin de içimizde ve dışımızda olanı ve yaptıklarımızı bilir. Bizler içimizde bulunanı açıklasak da, gizli tutsak da, hepsini bilmektedir.
Şübhesiz ki Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (kemâliyle bilen) ancak O'dur.
De ki: “Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse [gayb]ı (bilinemeyeni) bilemez.” [*] Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilemezler. Bu ayet gaybı Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin bilemeyeceğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: Bakara 2:33; Hûd 11:123; Nahl 16:77; Kehf 18:26; Fâ...
Âl-i İmrân / 29.
De ki: “İçinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah'ın her şeye gücü yeter.
1 Allah, işitmesi için sese, söze, kelâma, konuşmaya, dile, kulağa, işitme aracına, ses nakline… Vs. Hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. İçimizden geçirdiğimiz, kalbimizden geçen duâları elbette harfiyen duyar.
Allah, göklerin ve yerin gaybını/insanların bilemeyeceği şeyleri bilir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkı ile bilendir. Şüphesiz ki, Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını, (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O, (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.
Göklerin, yerin ve içlerinde olan ne varsa, hepsinin hükümranlığı Allah'ındır. O'nun herşeye gücü yeter. Göklerin, yerin ve bunların içindeki varlıkların ve imkânların mülkü ve hâkimiyeti Allah'ındır, Allah'ın tasarrufundadır.. O'nun her şeye gücü, kudreti yeter.
Andolsun, onları (Yahudileri ve Yahudileşmiş kimseleri) hayata (dünya rahatına ve çıkarına) karşı (diğer) insanlardan ve (hatta) şirk koşanlardan (bile) daha ihtiraslı bulacaksın. (Onlardan) Her biri, bin yıl yaşatılsın arzusundadır; oysa bunca yaşaması (bile) onu azaptan kurtarmayacaktır.
De ki: “Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Tam aksine, eğer iman iddianızda doğru ve samimi iseniz, asıl sizi imana eriştirmekle Allah size iyilik ediyor demektir.” 18: Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin bütün gizliliklerini bilir. Allah, sizin bütün yaptıklarınızı da görmektedir.