Ebru sanatı, bir tür su üzerinde uygulanan sanat çeşididir. En kısa şekli ile suya renklerle desen vermek ve su üzerinden bu desenleri kağıtlara geçirmek şeklinde uygulanan bir sanattır. Uygulanması sırasında çok dikkatli olunması ve desenlerin özenle hazırlanması gerekir. Bir ebru sadece tek seferde yapılır.
Ebru, kendine özgü tekniklerle hazırlanan ve tekneye alınan suyun üzerinde boyalarla oluşturulan desenlerin kağıda aktarılmasıyla yapılan geleneksel bir sanattır.
Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle beraber bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Bazı kaynaklara göre de Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir.
Türklerle birlikte Anadolu'ya gelmiş ve “ebru” olarak anılmaktadır. Orta Asya ve İran üzerinden Osmanlı kültürüne ulaşan ebru sanatı, dönem içerisinde ebri kelimesinden ebruya dönüşmüş ve bu sanatı icra edenlere “ebruzen” denilmektedir.
Ebru sanatı, suyun yüzeyine boya damlatılarak oluşturulan desenlerin kâğıt veya başka bir yüzeye aktarılmasıyla yapılan geleneksel bir Türk sanatıdır. Renklerin su üzerinde dansı olarak da adlandırılan bu sanat, sabır ve dikkat gerektiren bir süreçtir.
Klasik Türk Ebru çeşitleri arasında yer alan bazı ebrular; Battal Ebru, Şal Ebrusu, Gel-git Ebru, Taraklı Ebru, Hatip Ebrusu, Bülbül Yuvası Ebru, Hafif Ebru, Kumlu Ebru, Akkase Ebru, Çiçekli Ebru olarak sıralanabilir.
Ebru sanatı malzemeleri arasında kâğıt, su, toprak boya, ödem, at kılı, gül dalı, ebru teknesi sayılabilir. Sıvının üzerinde boyaların çökmeden yayılmasını sağlamak için yüzey aktif (yüzeyde gerilim sağlayan ve sıvının yüzey gerilimini kıran) sığır ödü kullanılır.
Klasik Türk Ebru sanatının yakın geçmişte ki temsilcileri Necmettin OKYAY ve Mustafa DÜZGÜNMAN'dır. Mustafa DÜZGÜNMAN'ında öğrencisi olan Alparslan BABAOĞLU ve Fuat BAŞAR günümüz klasik Türk Ebru sanatının temsilcileridir.
Kayıt altına alınmış ilk ebru 1496 yılına ait
Sanat tarihçilerinin Orta Asya ya da Uzak Doğu'da başladığını söyledikleri ebrunun, İpek Yolu üzerinden önce İran'a geldiği, burada ebrî ismini aldıktan sonra da yine aynı yolla 15. yüzyılda İstanbul'a ulaştığı biliniyor.
Farsça kökenli olan bu isim, kaş anlamının yanı sıra birçok farklı ifadelere sahiptir. Farsça kökenli olduğu için de ismin Kuran'da geçmediği sonucuna ulaşmak mümkün. Ebru isminde olan kişilerin en belirgin özelliği özgürlüklerine düşkün olmalarıdır.
SON YAZILAR
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü