Deyimler, tarihin bilinen veya bilinmeyen bir döneminde, genellikle mecazlaşarak halkımız tarafından benimsenmiş, kalıplaşmış söz öbeklerinden oluşmaktadır. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve nesilden nesile aktarılarak halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlere ise atasözü denmektedir.
Eğer anlamlı ve bize öğüt veren, yol gösteren bir ifadeye dönüşüyorsa atasözüdür. ???? Anlamsız ve bize öğüt veren, yol gösteren bir anlama bürünmüyorsa deyimdir.
Atasözleri tüm zamanlar için ve herkes için geçerlidir. Deyimler ise anlık durumlar için ve sözü söyleyen kişi ya da kişiler için geçerlidir. » “Öfkeyle kalkan zararla oturur” sözü her zaman ve herkes için geçerli olduğu için atasözüdür “kulak kabartmak” sözü ise anlık bir durumu bildirdiği için deyimdir.
Deyimler, atasözleri gibi kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin tümü ya da bazıları değiştirilip yerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamaz veya söz dizimleri değiştirilemez. Örneğin; kabak tadı vermek yerine kabak kokusu vermek denemeyeceği gibi, ağır başlı yerine de başı ağır kullanılmaz.
Attan inip eşeğe binmek, etekleri zil çalmak, ok yaydan çıkmak, bin dereden su getirmek gibi deyimlerde herhangi bir öğüt veya yargı yoktur. Ancak, "Ağaç yaşken eğilir", "Ne ekersen onu biçersin" gibi atasözlerinde yargı bulunmaz. Atasözleri ile deyimleri birbirinden ayıran en önemli özellik budur.
Deyim. [1] Hiçbir emek harcamadan her şeyin kendisine sunulması.
Deyim. [1] Geçim sıkıntısı yaşamadan hayatını sürdürmek. [2] Çok iyi anlaşmak, geçinmek.
"Atı alan Üsküdar'ı geçti" deyimi, bir kişinin veya bir grubun, istedikleri hedefe veya amaca ulaştıktan sonra artık geri dönüş olmayacak şekilde ilerlediğini ifade eder. Bu deyim, birinin istediği sonucu elde ettikten sonra artık geriye dönme gereği veya olasılığı olmadığını belirtir.
“Gelirine, maddi durumuna göre hareket et. Harcamalarını gelirine göre ayarla” anlamında kullanılıyormuş. “Ayağını yorganına göre uzat.” atasözüyle “Kendi yağıyla kavrulmak” deyimi bu anlamı ifade ederler.
3. Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır. Örnekler: » “Kök söktürmek” deyimi “bir bitkinin kökünü çıkarttırmak” değil, “güçlük çıkarmak, uğraştırmak” anlamındadır. » “Hapı yutmak” deyimi “ilaç içmek” değil, “kötü duruma düşmek” anlamındadır. 4. Bazı deyimlerin gerçek anlamları da vardır.
SON YAZILAR
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı