Kızların sünnet edilmesi geleneği Arabistan'ın bir kısmında, Mısır, Orta ve Doğu Afrika ülkeleriyle Güneydoğu Asya'da gerek müslümanlar gerekse hıristiyan ve yerli din mensupları arasında yaygındır (yk.bk.).
Peygamber (s.a.s.), farz namazların öncesinde ve sonrasında sünnet namazları kılmış ve ümmetine de tavsiye etmiştir. Bundan dolayı vakit namazlarıyla birlikte eda edilen düzenli (revâtib) sünnetler imkânlar ölçüsünde kılınmalıdır.
Şafi mezhebini taklit edenlerin bunlara uyması gerekir. Şu husus da önemli: Namazı özürlü olarak terk edenle özürsüz terk edenin durumu farklıdır. Namazı özürsüz olarak kazaya kalmış ise onlar kılınmadan hiçbir sünnet kılınmıyor. İlk işi kaza kılacak.
Peygamber'in (s.a.s.) sürekli kıldığı fakat bağlayıcı olmadığını göstermek amacıyla bazen terk ettiği; gayrimüekked sünnet ise bazen kıldığı, bazen de terk ettiği sünnet demektir. Gayrimüekked sünnetlere müstehap da denilmektedir. Müekked sünnetleri mazeret olmadan terk etmek doğru değildir.
Araplarda sünnet törenleri eğlenme için bir vesile sayılmıştır. Ashabı kiram sünnette ziyafet verir eğlenirlerdi. Abdullah İbn Abbas, Mekke'de oğlunun sünnetinde oyuncular çağırmış ve kendilerine dört dirhem kadar ücret ödemiştir.
Sünnet, İslam dini içerisinde erkeklerin olması gereken bir operasyondur. Bu açıdan İslam dini baz alındığında Kur'an-ı Kerim kitabında geçmemesine rağmen Hz. Peygamber'in hadisleri içerisinde bir sünnet sayılmaktadır.
Genel kaide: Küçük günahlarda ısrar etmek büyük günah olur. Sünneti terk etmek günah değildir. Sünnetleri özürsüz olarak kılmamakta ısrar etmek, küçük günah olur. Sünnete önem vermeyen ise kâfir olur.
Bununla birlikte Hanefî mezhebine göre, kaza namazı bulunan kimselerin farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan (revâtib) sünnetler ile teheccüd ve kuşluk namazı gibi nâfileleri kılmaları da caizdir.
Peygamber efendimiz, farzlardan önce veya sonra nafile namaz kılardı. Allah rızası için namaza diye niyet ederdi. Peygamber efendimiz, farzlardan önce veya sonra nafile namaz kıldığı için bize bu namazları kılmak sünnet olmuştur. Yani farzlar ile beraber kılınan sünnetlerin hepsi nafiledir.
Bu itibarla sonradan Müslüman olan ya da küçükken sünnet olamamış bir kimsenin sünnet olması gereklidir. Ancak sünnet olmak İslam'ın şiarı olmakla birlikte, İslam'a girmek için bir ön şart değildir.
SON YAZILAR
En kolay yapılan kas
Bor madeninden üretilen ürünler
Araplar sünneti kılar mı
Cevizde potasyum uygulaması
Borcu olan zekat vermeli mi
Enkazdan çıkma rekoru
1 mart okullar açılacak mı
Ayağa takılan bilekliğin adı ne
Çiceklerin hayatımızdaki önemi
21 aralık en uzun gece nar kırma
Etil alkol ph değeri
Ankara milletvekili sayısı
Az su isteyen sebzeler
Ayin evrelerinin olusma sebebi
Değerli bir süs taşı bulmaca sözlüğü
Endülüs emevilerin islam medeniyetine kattığı mimari eserler
Alt karında sertlik
Allahümme salli ala seyyidina muhammed salavat
Esmaül hüsnayı sayıyla okumak doğru mu
Demir yolu taşıtları
Amerika kısaltması
En nadir element
Eşitlik tanımı
Boğaz kelebeği arızası
Bıldırcın yumurtasının yararları
Android url yi açacak uygulama bulunamadı
Dışkı kokusu
Çanakkale Savaşı'nda askerler ne yedi
Buz yanığı kaşınır mı
Alfabe devrimi
Avrupa birliği yıldızları
Amerika Apple taksit yapıyor mu
1955 taksim olayları
Eski eşimi rüyamda gördüm
Alkolmetre yanlış ölçer mi
Brain test internetsiz mi
20 yaşından sonra boyu uzayan oldu mu
Alo fetva hattı
Banka öğle molası
Ahzap 37 ayet ne diyor