Hırsızlık, eşcinsellik, faizcilik, ana babaya karşı gelme gibi büyük günahları işleyenlere Allah ve resulünün lânet ettiği belirtilmektedir.
Kur'an'a göre Allah Teâlâ, melekler ve tüm insanlar lanet edicidirler. Bu lanet ise bazen bedenen bazen de psikolojik olarak tezahür etmektedir. Allah Teâlâ bu şekilde doğru yoldan sapan kulunu dünyada ve ahirette hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak cezalandıracaktır.
“Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir; ancak Allah'ın zikri, zikre dahil olan şeyler, âlim ve talebe bunun dışındadır” hadisini böyle yorumlar; bunun için dünyaya düşman olur, fakat bir ömür de onun üzerinde yaşar, çalışır, kazanır, isyan veya kulluk yapar, rızık yer.
Lanet ediciler, insanlar ve cinler dışındaki tüm canlılardır. 3. Cehennemde birbirlerine lanet eden kimselerdir. 4. Lanet edenler, Allah'a iman eden kimselerdir.
Kelime Kur'an'da 36 ayette türevleriyle beraber 41 kez geçmektedir. Geçtiği yerlerde bağlamına göre kovmak, Allah'ın rahmetinden uzak- laştırmak ve cezalandırmak manalarında kullanılmıştır. Ayrıca lanet kelimesinin Kur'ân'da kâfirler, Ehl-i kitap ve fâsık Müslümanlar için kullanıldığı görülmektedir.
Allah, tecavüz olaylarını sona erdirmek için kavme erkek kılığında melekler göndermiştir. Bu olaydan sonra Allah; Lût peygamberin ailesiyle beraber şehirden uzaklaşmasını istemiş, bu arada hiç arkasına bakmamasını, eşinin de helâk olacağını bildirmiştir ve neticede Lut peygamberin eşi de Lût kavmiyle yok edilmiştir.
Küfre sapanlar ve de kâfir olarak ölenler (var ya), işte, Allah'ın, meleklerin ve insanların hepsinin lâneti onlaradır. Âyetlerimi inkâr eden ve tövbe etmeksizin kâfir olarak ölenlere gelince; hem Allah'ın, hem meleklerin ve hem de bütün insanların lâneti onların üzerinedir!
Hırsızlık, eşcinsellik, faizcilik, ana babaya karşı gelme gibi büyük günahları işleyenlere Allah ve resulünün lânet ettiği belirtilmektedir.
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur, 'Dövme yapan ve yaptıran kadınlara, kaş ve yüzlerinden tüy yolan ve yolduranlara, dişlerini seyreltip inceltenlere ve bu şekilde Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere Allah lanet etmişti.
Hz. Peygamber (s.a.s.), vücuda dövme yapmak, dişleri incelterek seyrekleştirmek gibi ameliyeleri; yaratılışı değiştirmek, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanların ve yaptıranların Allah'ın rahmetinden uzak olacağını bildirmiştir (Buhârî, Libâs, 83-87 [5935-5948]; Müslim, Libâs, 120 [2125]).
88: Onlar Peygamber'e: “Bizim kalplerimiz örtülüdür, söylediklerini anlamıyoruz” dediler. Aslında gerçeklerin üzerini bilerek örtmeleri ve inanmamakta direnmeleri sebebiyle Allah onlara lânet etmiştir; bu yüzden pek azı iman eder.
Allah hakkında yalan yanlış şeyler uydurandan daha zalim kim vardır! Onlar (kıyamet gününde) rablerinin huzuruna çıkarılacaklar, şahitler de “İşte bunlar rablerine asılsız şeyler isnat edenlerdir” diyecekler. Bilin ki, Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olacaktır!
“Ârif insanın kabiliyeti, Allah Teâlâ'nın vahiylerini anlayıp kavrıyabilecek kudrette olsa, kâinatta mevcut varlıkların her zerresi, ilâhî emirleri kendisine getirip tebliğ edecek birer Cebrâil demektir. Her zerre, Allah'ın varlığını anlatmakta, fakat biz onu idrak edememekteyiz.”
Allah'ın lütfundan ve inayetinden mahrum olmaya lanet denir. Halk arasında ise, kötü ve uğursuz olarak bilinen şeyler lanet olarak tanımlanır. Kelimenin sıfat hali ise, lanetli şeklinde yazılır.