Değerli kardeşimiz, Hanefilere göre alacağı zekâta saymak uygun görülmüyor. Çünkü "zekât verirken paranın sahibinin mülkiyetinde olması ve zekât niyetiyle vermesi gerekir." denilmektedir. Bu açıdan en güzeli alacaklının borçluya zekâtını vermesi, borçlunun da alacaklıya borcunu ödemesidir.
Geri ödeneceği kesin olan alacakların, her yıl alacaklı tarafından zekâtlarının ödenmesi gerekir. Alacak tahsil edilmeden önce zekâtı verilmemişse, tahsil edildikten sonra, geçmiş yıllara ait zekâtlar da ödenmelidir. İnkâr edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacakların her yıl zekâtının verilmesi gerekmez.
Şâfiî mezhebinin meşhur olan görüşüne göre ise hiçbir borç, zekâta tâbi olan malların hiçbirisinden düşülmez, dolayısıyla borçluluk hâli zekât vermeye engel değildir (Nevevî, el-Mecmû', 5/344).
Buna göre, bir kimseye borç verirken zekâta niyet edilmediği, daha sonra da bu parayı zekâta saymaya niyet edildiği zaman, paranın kendisi ortada bulunmadığı için temlik gerçekleşmiş olmayacaktır.
Zekat yılı içerisinde ödenecek olan borçlar çıkıldıktan sonra kira gelirleri, diğer gelirlerle birlikte nisap miktarına (80,18 gr. altın veya değeri) ulaşır ve üzerinden bir kameri yıl geçerse kırkta bir (% 2,5) oranında zekatının verilmesi gerekir.
Kira gelirlerinin zekâta tâbi diğer mal ve gelirlerle birlikte, temel ihtiyaçlar ve borçlar çıktıktan sonra nisap miktarına (80.18 gr. altın veya değeri) ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi hâlinde kırkta bir (%2,5) oranında zekâtının verilmesi gerekir (Merğinânî, el-Hidâye, 2/165, 190-191).
Bu bakımdan kişinin elinde bulunan zekâta tabi mallardan, sadece “o zekât yılına ait olan bi- rikmiş borçlar, vadesi o yıl içinde dolmuş veya do- lacak olan ve dolayısıyla o zekât yılı içinde hemen ödenmesi gereken borçlar” düşülmelidir. Zira zekât, yıllık bir ibadettir.
İnkâr edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacaklar için alacaklının her yıl zekât vermesi gerekmez. Şâyet bu tür ümit kesilmiş bir alacak daha sonra ödenirse, tahsil edilip üzerinden yıl geçtikten sonra sadece o yılın zekâtı verilir; geçmiş yıllar için zekât gerekmez (Merğinânî, el-Hidâye, 2/166-167).
Altın ile gümüş, para olarak veya kadınların ziynet eşyası olarak kullanılsın, ev, yiyecek, kefen satın almak için saklanılsın, kılıç gibi ihtiyaç eşyası olsalar da, zekât nisabının hesabına katılır. Ticaret için olmayan ev, apartman, tezgah, kamyon, gemi ve demirbaş eşyanın zekâtı verilmez.
Bu ihtiyaçları temin etmek için biriktirilen paralarla onları karşılamak üzere sözlü ya da yazılı herhangi bir taahhüde girilmişse o takdirde bu paralardan zekât vermek gerekmez. Çünkü sözlü ya da yazılı taahhüde girildiğinde bu para, artık temel ihtiyaç için harcanmış demektir.
SON YAZILAR
Çörek otu yazımı
Çin uçak gemisi sayısı
Balgami yutmak orucu bozarmi
Beyinde Gliotik Odak Tehlikelimi
Esmer şeker ile normal şeker farkı
Aslan Dişi Bitkisi
Blood in my mucus
Ay ın yapısı
16641 ya latif fazileti
Çevrenin pekiştirilmiş hali
Arka kameradaki gibi miyiz aynadaki gibi mi
Böbrek Ağrısı Bitkisel Çözüm
18 yaş altı şirket kurma
1 miskal
Cam balkon ışığı keser mi
Alacakaranlık Alice öldü mü
Bogazdaki tiroid
19 Mayıs'ta okul var mı
Android 8 yükleme
Birisi aradığında meşgul çalsın
Bosch bulaşık makinesi e15
Alcohol detox symptoms duration
Erdogan kac yasinda
Bakır üretiminde dünya sıralaması
Before Sunrise gerçek bir hikaye mi
1 Ocak'ta bankalar tatil mi
200 TL'lik ne var
Can you get a ferry from Bangkok to Koh Samui
Android mi daha iyi iOS mu
Amerika vice city
Esnaf bağkur primi
En uzun türbe
Amerika da idam
Aloe vera yanık izini geçirir mı
4 4 4 okula başlama yaşı
1921 ankara antlaşması
Borsa stopaj kesintisi
Bağırsaklara iyi gelen bitkiler
3 eggs a day
Aritma suyu mu hazir su mu