Bu bağlamda Aristoteles, döneminin genel kabulü çerçevesinde evrenin ezeli ve ebedi olduğunu düşünmüştür. Çünkü ona göre evren form-madde birlikteliğinden kuruludur ve Antik Yunan düşüncesinin ortak kabullerinden bir tanesi evrenin ezeli ve ebedi olduğudur.
Ezeli, başlangıcı olmayan, zamanın öncesi demek. Ebedi ise sonu olmayan, zamanın sonrası demek. Oysa evren diye tabi ettiğimiz şey zaten zaman ile birleşiktir: uzay/zaman. İkisi birbirinden bağımsız değildir.
allah'ın varlığını inkar eden ateistler maddenin sonsuzdan beri var olduğunu, maddenin başlangıcı bulunmadığını, var olan her şeyin tesadüfler sonucunda oluştuğunu iddia ederler. bu görüşe göre madde yaratılmamıştır, hep vardır.
Big bang bizim evrenimizin başlangıcı olabilir ama her şeyin başı olmak zorunda değildir. Büyük patlamanın atası (öncesindeki) "maddesel form" ezeli ve ebedi olabilir ve büyük patlama da ezeli ebedi bir döngü olabilir. Yani bu "maddesel form" büyük patlamalarla form değiştirse de ezeli ve ebedi olabilir.
Big Bang, zamanımızdan 14 milyar yıl önce meydana gelmiş son derece küçük bir noktanın, uzay boyutlarına taşarak genişleyip büyümesi, madde ve antimadde ile birlikte önceleri bir yumak halinde olan enerjinin, sonradan zaman boyutu ile birlikte tüm evreni oluşturmasını ifade eder.
Öte yandan ezel ve ebed kelimeleri Allah hakkında kullanıldığında aynı mânayı ifade eder; zira her ikisi de esas itibariyle varlığın zaman üstü oluşunu, sonsuzluk ve devamlılığını gösterir.
Panteizm ya da tüm tanrıcılık, her şeyi kapsayan içkin bir Tanrı'nın, Evren'in ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğu görüşüdür. Panteistler kişileştirilmiş ya da antropomorfik bir Tanrıya inanmazlar. Panteizm, genellikle monizm ile ilişkili bir kavramdır.
Evet sonsuz bir uyku hali olacağına inanılıyor. Yani bayılınca veya komadayken ne hissediyorsak ölünce de aynısını hissedeceğiz ama sonsuza kadar devam eden şekli ile. Yani hiçbir şey hissetmeyeceğiz. Evet, öldüğümüz zaman her şeyin sonsuza kadar biteceği, ebediyen yok olacağımıza inanılıyor.
Deizm veya yaradancılık, din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl, gözlem, sezgi gibi yollarla Tanrı'nın varlığına inanmasına dayalı bir felsefi görüştür.
Bu veriden görülebileceği üzere, bilim insanları arasında “inançlı olma” oranı %51 dolaylarındadır. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre, bilim insanlarının %41'i kendilerini hem kutsal kitaplara, hem de yaratıcı bir güce inanmayan, yani ateist olarak; %7'si ise “kararsız” veya “diğer” olarak tanımlamıştır.
SON YAZILAR
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları
Esnediğinde gözden yaş gelmesi
Birayla redbul karıştırılır mı
20 nisan ne kandili
Excelde binde işareti
125 cc scooter için ehliyet gerekir mi
Çekirge Haram Mı
Box dünya şampiyonu
Adalet Ve Eşitlik Birbirinin Yerine Kullanılabilir Mi