Özetle, “evlilik kader değil, kişinin kendi tercihleri sonucu oluşan birikimlerin toplam neticesidir.” Evliliğe “kader” diyerek toplumda “kaderciliği/cebriyeciliği” yaygınlaştırmak, insanları yanlış bilgilendirmek, kulların sorumluluğunu rafa kaldırmak ve Yüce Allah'ı yanlış tanıtmak çok büyük bir vebaldir.
Allah, her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bunları yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da ilahi bir kanundur ve kaderdir. Dolayısıyla evlilik kişi iradesine bağlı olan kaderdir.
Mehmet ŞAHİN on X: "İnsanın külli kaderinde üç şey değişmezmiş; * Rızkı, Ömrü, Eşi" / X.
İnsan, kaderinin ne olduğunu bilmemektedir. Dolayısıyla insana düşen Allah'ın verdiği akıl, irade ve imkânlar çerçevesinde görevini en iyi şekilde yapma şevki ve gayreti içinde olmasıdır. Allah, ezelî ilmiyle herşeyi bildiği için O'nun ilminde ise bir değişiklik olmaz.
Burada değişen kader değil, kazadır. Kader bir şey hakkında verilen karar, kaza da o şeyin uygulanmasıdır. Yani bir insan içten, samimi olarak bir dua eder, Cenab-ı Hak mükâfat olarak o kimsenin başına gelebilecek bir belâyı kaldırır. Burada değişen kader değil, kaderin uygulamadan geri çevrilmesidir.
Özetle, “evlilik kader değil, kişinin kendi tercihleri sonucu oluşan birikimlerin toplam neticesidir.” Evliliğe “kader” diyerek toplumda “kaderciliği/cebriyeciliği” yaygınlaştırmak, insanları yanlış bilgilendirmek, kulların sorumluluğunu rafa kaldırmak ve Yüce Allah'ı yanlış tanıtmak çok büyük bir vebaldir.
Bu itibarla evlilik, meşru bir mazeret olmadıkça terk edilmemesi gereken bir sünnet olarak görülmüştür (bkz. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 3/7). Bununla birlikte evlenmediği takdirde günaha girme ihtimali yüksek olan kimsenin evlenmesi vaciptir.
◾ Hadis-i şeriflerde duanın belaları engelleyeceği söylense de ezelde takdir edilmiş şeyler yine dua ile oluşacaktır. Yüce Rabbimiz ezelî ilmiyle insanın edeceği duayı bildiği için kaderini ona göre şekillendirir. Dua da kaderi şekillendiren bir sebep olarak görülmelidir.
Yüce Allah için zaman kaydı yoktur. Allah zamana mahkûm değildir. O'nun ilmi yaşanmış, yaşanacak bütün zaman ve mekânları kuşatır. Yüce Allah anne rahmine düşecek olan herhangi birimizin hayatını, ne yapacağımızı zamana ihtiyaç duymadan bildiği için de buna uygun olarak takdir etmiştir.
“Kazâ-i mu'allak, Levh-i mahfuzda yazılıdır. Eğer o kimse, iyi amel yapıp, duası kabul olursa, o kaza değişir.” Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez.
SON YAZILAR
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi