Anne babanın evlat üzerinde hakkı olduğu gibi, evladın da anne baba üzerinde hakkı vardır. Ancak anne baba hakkı daha büyüktür. Bu bakımdan hiç bir evlat anne babasına hakkını helal edememe gibi bir tavırda bulunamaz.
Ana baba zalim dahi olsalar, onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak, hakaret edip Kötü sözler söylemek asla caiz değildir. “… Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara 'of ' bile deme; onlar azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle..” İsra su.
Ayrıca haksız yere yapılan beddua geçerli değildir.
Anne ve babanın yaptığı haksızlıklara karşı, evladın güzel bir lisanla onları kırmadan uyarması gerekir. Şayet güzel lisandan anlamıyorlarsa ya da kırılacaklarsa, susmak daha uygundur.
Peygamber (s.a.s.) “Allah'ın rızası, anne babanın rızasında, gazabı da anne babanın gazabındadır.” buyurmuştur.
çocuğu anne baba ile korumuş ama Anne babayı çocuk ile korumamış. -Allah(c.c.), anne baba hakkı benim hakkımdır diyerek onların hakkını muhafaza etmiştir. Babanın Çocuğu Üzerindeki Hakları -Çocuk babaya borç verirken, şahit gerekmez. Çünkü sen ve malın babanın sayılır.
Hanefî ve Şâfiî âlimleri babanın, çocuğunu evlendirmesinin vâcip olmadığını söylerken, Hanbelî âlimleri, 'çocuğun nafakası babasına aitse, babası onu evlendirmek zorundadır' demişlerdir (Mâverdî, el-Hâvi'l-kebîr, 9/183-184; İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/217).
Aklı başında olan hiçbir evlat, baba veya annesine lanet etmez. Ancak başkalarının onlara lanet etmesine sebep olabilir. Onu da Hz. Peygamber (SAV) şöyle açıklıyor ve uyarıyor: "Bir kimsenin kendi anne ve babasına lanet etmesi en büyük günahlardandır."
Zina da anne babaya saygısızlık da büyük günahlardandır, haramdır. Ayrıca, anne babaya saygısızlık büyük günah ise de bunu yapan Müslüman dinden çıkmaz kâfir olmaz, hem anne baba hakkına hem de Allah hakkına girmiş olur. Tövbe edip, anne babasının gönlünü almalıdır.
Hak ediyorsa kişi, evet tutar; dua da beddua da. Hak etmiyorsa; Allah o duayı da geri çevirir, bedduayı da sahibine iade eder.
Anne-babanın bakımından bütün çocuklar sorumludur. Ancak öncelikle maddi durumu iyi olan erkek çocukların bakma mecburiyeti vardır. Eğer onlar bakmıyorsa kız çocukları da bakmak zorunda olurlar. Ana-baba yoksul düşer veya yaşlanıp çalışamaz olursa, ilgi ve bakım yükümlülüğü çocuklara aittir.
“… 4721 sayılı Medeni Kanun ile getirilen 328/II. fıkra hükmüne göre, ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına rağmen eğitimi devam ettiği takdirde kalkmamakta, devam etmektedir. (328/I). Çocuğun MK. 364. maddesi uyarınca ayrıca dava açmasına lüzum yoktur.
Ana-babaya iyilik ve itaat ise farz-ı ayındır. Bu husus yukarıdaki hadis-i şeriften de anlaşılmaktadır. Evladın ana-babasına karşı her zaman itaat edip iyilikte bulunması gerekir, özellikle ihtiyarladıkları zaman. Çünkü insanlar yaşlandıkça daha hassas oluyorlar.
SON YAZILAR
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları