24 Nisan tutuklamalarından dönen az sayıdaki Ermeni lider haricindekiler 29 Mayıs 1915'te Tehcir Kanunu'nun meclisten geçmesinin ardından zorla göç ettirildi ya da öldürüldü. 24 Nisan tarihi günümüzde dünya genelindeki Ermeniler tarafından Ermeni Soykırımı'nı Anma Günü olarak anılmaktadır.
Ermenilerin zorunlu göçü ile ilgili Tehcir Kanunu olarak bilinen kanun, Dâhiliye Nazırı Talât Bey'in girişimleriyle 27 Mayıs 1915 tarihinde hazırlanmış ve 1 Haziranda Meclis-i Vükelâ'ca karara bağlanıp uygulamaya konulmuştu.
Zeytun Ermenileri, yaşadıkları arazinin sarp ve dağlık bir bölgede olması nedeniyle devletin oraya ulaşmasının güçlüğünü kullanarak vergi vermemeyi alışkanlık hâline getirdiler. Zeytun Ermenilerinin bir kısmının eşkıyalığı bir geçim kaynağı olarak görmesinden dolayı bu bölgede öteden beri isyanlar çıkmıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın Doğu Cephesi kumandanı Kazım Karabekir'in Ermeni kuvvetlerini yenilgiye uğratması sonucu 2 Aralık 1920 tarihinde Demokratik Ermeni Cumhuriyeti ile TBMM arasında Gümrü Antlaşması imzalandı ve böylece Türkiye ile Ermenistan arasındaki savaş sona erdi.
Tehcir Kanunu veya resmî adıyla Sevk ve İskân Kanunu, 27 Mayıs 1915'te Osmanlı Hükûmeti tarafından I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusu ile karşı karşıya gelebilecek iç unsurların savaş bölgelerinden uzak yerlere devlet eliyle gönderilmesi için çıkarılan göç kanunudur.
Türk topraklarının “Ermenileştirilmesi” gayesiyle Ermenilerin çıkarttığı ilk isyan, 20 Haziran 1890'da[18] Erzurum'da patlak vermiştir. Ana yol üzerinde bulunması ve Rusya'ya yakın olmasından dolayı Erzurum ihtilal için en müsait merkez olarak görülmüştür.
Osmanlı Devleti de bu yapılaşmaya engel olmak, Türk vatandaşlarının can ve mal güvenliğine kast edenleri ilgili yörelerden uzak tutmak, isyancıların birleşmesini engellemek maksadı ile Tehcir Kanunu çıkararak bu toplulukları başka güvenli bölgelere aktarmıştır.
Bugün Türkiye Ermenilerinin ezici çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır.
Osmanlı Devleti'nin güçlü olduğu dönemlerde gayri müslimlerle ilgili bir problem görülmezken, devletin zayıflayıp güç kaybetmesi üzerine Düvel-i Muazzama'nın gayri müslimleri kendi dinî, siyasî ve ekonomik menfaatleri doğrultusunda yönlendirmeye başlaması ile Ermeni meselesi ortaya çıkmıştır.
Osmanlı Devleti içinde "tebaayı sâdıka" diye anılan Ermeniler, tarihlerinde en istikrarlı ve huzurlu yılları şüphesiz bu dönemde yaşamışlardır.
SON YAZILAR
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı