Bu görüşü ileri sürenlere göre, nevruz geleneğinin temeli Ergenekon Destanı'dır. Ergenekon Türklerin var olma düşüncesinin sembolüdür. Nevruz, Türklerin Ergenekon'dan çıkışının anısına kutlanmıştır. Ayrıca Çin tarih kaynakları nevruzun Hunlar döneminden itibaren kutlanmakta olduğunu kaydeder."
Türklerde Nevruz. Orta Asya'da Nevruz bayramlarında geleneksel olarak pişirilen sümelek buğdaydan yapılan bir çeşit tatlıdır. Türklerin Ergenekon'dan demirden dağları eriterek çıkmalarını (Ergenekon Destanı), baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder.
Tarihi kaynaklar. MS VI. yüzyılın ikinci yarısı ve VII. yüzyıl başı arasındaki dönemde yazılmış Çin vakayinamelerinde, bir savaş sonucunda kavminin hayatta kalan tek üyesi olan çocuğun bir kurt tarafından büyütülerek ölümden kurtulması ve soyunu devam ettirmesi anlatılır.
Orta Asya'daki atalarımız, 21 Mart'ı 'Ergenekon Bayramı'- Kurtuluş Günü' veya 'Oğuz Günü' olarak büyük gurur ve coşku ile kutlamaktaydı. Halen orta Asya'daki Türk devletlerinde Ergenekon, çok büyük coşku ile kutlanmaktadır. Bu bayramda bir demir parçası kızdırılarak örsle dövülür.
Türk kültüründe Nevruz doğuş, diriliş anlamına gelir. Aynı zamanda baharın başlangıcı sayılır ve bir takvim değişikliğini anlatır. Türk kültüründe Nevruzun bir adı da Ergenekon'dur. En eski Türk kaynaklarından itibaren böyle bir kültüre sahip olduğumuz anlaşılmaktadır.
Bunlardan birisi nevruzun Türk bayramı olduğu, Türkler vasıtasıyla bütün Asya ve Avrupa'ya yayılmış olduğudur. Bu görüşü ileri sürenlere göre, nevruz geleneğinin temeli Ergenekon Destanı'dır. Ergenekon Türklerin var olma düşüncesinin sembolüdür. Nevruz, Türklerin Ergenekon'dan çıkışının anısına kutlanmıştır.
21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır.
Ergenekon Destanı Göktürklere ait önemli destanların başında gelir. Göktürkler'in türeyişi anlatan bu destanı kısaca özeti ise şu şekildedir. Savaşta yenilen Türkler Ergenekon adlı bir bölgeye yerleşerek burada 400 yıl kadar yaşar. Zamanla buraya sığmayan Türkler çevrelerinde bulunan demir dağı eritmek zorundadır.
Bu epizodun peşinden Ergenekon destanının geleneksel kahramanı İl Han ile Oğuz Han arasında akrabalık ilişkisinin kurulduğuna dair motif gelmektedir.
Ergenekon Destanı başta olmak üzere birçok destanda da Türklerin demirciliği ile ilgili bilgiler karşımıza çıkmaktadır. Türklerin demir işçiliğiyle ortaya koyduğu sanat eserleri hâlen sanat tarihçilerini büyülemektedir.
SON YAZILAR
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları
Esnediğinde gözden yaş gelmesi
Birayla redbul karıştırılır mı
20 nisan ne kandili
Excelde binde işareti