Descartes için etik bir bilimdi, en yüksek ve en mükemmel olanıydı. Diğer bilimler gibi etiğin de kökleri metafizikteydi. Bu şekilde Tanrı'nın varlığını savunur, insanın doğadaki yerini araştırır, zihin-beden ikiliği teorisini formüle eder ve özgür irade'yi savunur.
Cogito, ergo sum (Fransızca: Je pense, donc je suis, Türkçe: Düşünüyorum, öyleyse varım), René Descartes'ın Batı rasyonalizminin kurucu elementi olan felsefi sözünün Latince halidir.
Descartes'e göre madde ve zihin ya da ruh ve beden, birbirinden farklı, ancak aynı anda var olan iki tözdür. Ruhun ana niteliği düşünmek iken, bedenin esas niteliği yer kaplamaktır. Yani beden veya madde yer kaplar, fakat düşünemez; ruh ise düşünebilir fakat yer kaplayamaz.
Descartes, üç adımda (sezgi, çıkarış, sayış) gerçekle- şen ve dört temel kurala (apaçıklık, analiz, sıra, sayış) da- yanan, kuşkuculuk ağırlıklı yöntemiyle doğanın doğru bil- gisinin edinebileceğini savunmaktadır.
Descartes, bir Fransız matematikçisi, bilimadamı ve filozofudur. Modern felsefenin babası olarak bilinir. Fransa'nın Touraine bölgesinin La Haye isimli şehrinde doğmuştur. Poitiers üniversitesinde hukuk öğrenimi görmüştür.
Hocası Sokrates'in tüm gizemlerine karşı Platon, “ideal formlarıyla” yalın ve net duruşuyla 2.500 yıldan bu yana sorulan felsefi sorulara referans olmanın ötesinde “felsefe” sözcüğünü de ilk kez kullanan isim. O nedenle de “felsefeyi merak ediyorum, nereden başlasam” diyen herkesin ilk adresi de yine Platon…
Descartes'in ünlü "Düşünüyorum, öyleyse varım" sözü aslında bizi canlı ve cansız diğer tüm şeylerden ayıran en önemli ayrımlardan birini ortaya koyuyor, o da düşünmek. Ama insanı insan yapan sadece düşünmek değil aynı zamanda onun zihin ve beden arasındaki uyumudur da.
Hegel'de varlık düşüncesini, diyalektik yoluyla 'Mutlak Tin'e: yani, yabancılaşmanın aşıldığı mutlak düşünceye ulaştırır. Varlığın diyalektiğinde ise varlık, diyalektik yoluyla kendine yabancılaşmış halinden ve kendi dışında ve bir varlık halinden kendi bilincine ulaşmış ve özgürlüğe kavuşmuş varlık haline ulaşır.
Platon, bilginin gerçek anlamda ancak ruhsal bir aydınlanma ve akıl yoluyla elde edilebileceğini düşünmüştür. Ona göre, duyularla algılanan dünya değişkendir ve bu dünya hakkında gerçek bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Gerçek bilgi, akıl ve felsefi düşünmeyle elde edilebilir.
Descartes; bilgiye yönelik olarak şöyle der: Bilginin tek kaynağı akıldır, öte yandan, bilginin altında yatan bilgi, 'a priori', birkaç a priori temel kavramdan biridir. Cümlenin doğruluğu duyusal aktiviteden bağımsız olarak ortaya çıkar. Buradan çıkardığını iddia ettiği rasyonalist görüşü savunmuştur.
SON YAZILAR
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları