Stres faktörleri, herhangi bir psikiyatrik hastalığı tetiklediği gibi depresyonu da tetikler. Deprem, fiziksel taciz, cinsel taciz, askerlik, doğum bu stres faktörlerinin başında gelir.
Bir kişinin depresyona girme nedeni yaygın olarak bir yakının vefatı, ilişkinin sonlanması, hastalık, iş ve para kaygısı gibi üzen ve stres yaratan sebeplere dayanır. Dünyada yaklaşık 280 milyon kişinin depresyona yakalandığı düşünülmektedir. Kadınlarda bu oran erkeklere göre yaklaşık %50 daha fazladır.
İyi objelerin olumsuz taraflarının fark edilmesi, depresyonun temel kaynağıdır. Bağlanma teorisinin kurucusu Bowlby ise çocukluk dönemindeki bağımlılık gereksiniminin yeterince karşılanmamasının özgüven eksikliği, özsaygı yitimi ve depresyon gelişimindeki rolüne dikkat çekmiştir.
Depresyonun tedavi yöntemlerinde en çok tercih edilen yöntem psikoterapi, daha ağır seyirlerine göre ise ilaç tedavisidir. Uygulanacak depresyon tedavisi türü depresyonun seyrine ve kişiye göre değişir. Depresyon tedavisinde kullanılan Antidepresan ilaçların etki süresi genellikle 2-4 hafta arasında değişir.
Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonine negatif tepki gösteren işlenmiş şeker grubu, depresyonu tetikleyen besinler arasında yer alıyor. İşlenmiş şekerin bolca bulunduğu bisküvi, şeker, kurabiye gibi gıdalar yerine; taze meyve ve sebzeler veya kurumuş meyve tüketimi tavsiye ediliyor.
Depresyon, sürekli bir üzüntü hali, ilgi kaybı ve günlük aktivitelerde azalma ile kendini gösterir. Diğer belirtiler arasında enerji düşüklüğü, uyku problemleri, iştah değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü ve değersizlik hissi bulunur.
Klinik depresyon olarak da bilinen majör depresyon, depresif ruh hali ile kişinin en az iki hafta boyunca sürekli olarak kendisini üzgün ve duygusal olarak çökmüş hissetiği, herhangi bir şeyden keyif alma yeteneğinin azaldığı, depresyonun şiddetli halidir.
Depresyon ile serotonin seviyesinin azalması; panik belirtileri, aşırı ateş basması, ateş yükselmesi, kafada basınç hissi, mide bulantısı ve huzursuzluk gibi belirtilere neden olabilir. Depresyon esnasında serotonin ve noradrenalin hormonlarının azalması beyin hücrelerinin performansını düşürür.
Depresyonda olan kişi karamsar, ümitsiz ve mutsuz olur. Her zaman kendini yalnız ve hüzünlü hisseder. Çevresindekilere karşı ilgisizleşmeye başlayan bireyde, huzursuzluk ve iç sıkıntısı gibi duygular hemen ön plana çıkar. Günlük yaşantısını engellemeye kadar giden bu duygu durumları aylarca sürebilir.
Güvenli olmayan cinsel eylemlerin ve işle ilgili mantıksız kararların manik evrede verilme olasılığı artmaktadır. Manik evre genellikle depresif evreye geçiş ile sonlanmaktadır. Bu duygusal değişim “sevinçten havalara uçarken birden kendini umutsuzluk içinde bulmak” şeklinde ifade edilebilir.
SON YAZILAR
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı