Depremin ardından gerçekleşen ve depremin tetiklediği heyelan, çığ, tsunami, sel ve su baskını gibi afetler ikincil afetlerdir. Yangın, patlama, kimyasal ve gaz sızıntıları, çevre kirliliği ve salgın hastalıklar da deprem sonrasında görülen ikincil afetlerdir.
Ülkemizde en sık görülen doğal afet türü depremlerdir. Depremin kendi zararından başka, neden olduğu yangın, sel ve toprak kayması gibi olaylar da ikinci bir afete yol açabilir.
Depremler genellikle kırıkların (fay hatları) çatlamasıyla oluşur. Bunun yanı sıra volkanik faaliyetler, toprak kaymaları, mayın patlamaları veya nükleer patlamalar sonucunda da depremler gerçekleşebilir.
Depremin diğer doğal afetleri tetiklediği, uzmanlar tarafından bildirilmektedir. Deprem esnasında, meydana gelen sarsıntı ve titreşim toprağı ve okyanusu etkileyebilmektedir. Örneğin tsunami, deniz tabanının kırılmalar nedeniyle değişikliğe uğramasından dolayı meydana gelmektedir.
Türkiye'de örnek teşkil edebilecek 5 ve üzeri şiddete sahip depremler sonrası yıkıma ya da kayba sebep olan örnekler araştırılmış; literatür taramaları ve vaka incelemeleri ile depremler sonrasında heyelan, çığ, tsunami ve su baskını gibi doğal afetlerin ön plana çıktığı tespit edilmiştir.
Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara "ÖNCÜ DEPREMLER" denilmektedir. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir.
Depremler maksimum 12 şiddetine kadar derecelendirilir. Fakat diyelim ki bir şekilde 13 ten fazla şiddette bir deprem meydana geldi. Böyle bir durumda aşırı büyük bir enerji açığa çıkar. Şuanda kimse onu öngöremez.
Güneş'in Çekim Gücü ve Depremler Arasındaki İlişki
Bu çekim kuvveti, yer kabuğunda bir miktar gerilme yaratır. Gece olduğunda ise Dünya'nın Güneş'ten uzaklaşan yüzü, yani gece vakti yaşanan kısım, bu çekim kuvvetinden daha az etkilenir. Bu durum, yer kabuğunda bir miktar sıkışma yaratır.
Ortalama olarak her 6 yılda bir 7'den büyük bir deprem meydana geldiği gerçeğine baktığımızda, Erciş-Van depreminden bu yana 12 yıldır büyük bir deprem meydana gelmediği ve 7 ve daha büyük depremlerin sayısının ortalamanın altında kaldığı görülmektedir.
Depremler, yerkabuğundaki fay hattı ismi verilen kırıklarda meydana gelir. Bu fay hatları, kayanın kırılgan özelliğe sahip olmasından dolayı yüksek basınç (Sıkışma, gerilme veya bükülme) altında kırılmasıyla oluşur. Gerilme levhaların kademeli hareketi sonucunda yerkabuğunun değişik noktalarında meydana gelir.
SON YAZILAR
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri