Tripofobi, tekrarlayan deliklerin bulunduğu nesnelere karşı yoğun korku ve iğrenme sonucu strese neden olan bir durumdur. Beyin, delikleri tehlikeyle ilişkilendirir. Meyvelerdeki delikler veya yaralar, kurtçuk ve parazit istilasının bir göstergesidir. Bu nedenle, onları görünce rahatsızlık ve tiksinti oldukça doğaldır.
Bazı araştırmacılar, tripofobinin evrimsel olarak geliştiğini öne sürmüşlerdir. Tripofobik uyaranların yani delikli yüzeye sahip nesnelerin geçmişte atalarımızın zehirli organizmalar ve tehlikeli hayvanlar olarak karşılaştığı ve kaçındığı temeline dayandığını vurgulamışlardır7.
Doktorlar genellikle tripofobi hastalarına ilaç tedavisi yerine bilişsel davranış terapilerini uygularlar. Bilişsel davranış psikoterapisi ve diğer terapi yöntemleri, kişilerin gerçek dışı düşünce kalıplarından kaynaklanan aşırı korku, endişe ve streslerini değiştirmeyi hedefler.
Cinsellikten soğuma, cinsellikten iğrenme ve cinsellikten tiksinti şeklinde görülen soruna cinsel tiksinti bozukluğu denir. Böyle bir problemi olan kişilerde cinsel isteksizlik görülür. Artık cinselliğe karşı isteksizlik, nefret ve öfke duygularını besler.
Tripofobi, kabarcık, çukur gibi bir araya toplanmış küçük deliklerin görüntüsünden rahatsız olma durumu olarak tanımlanır. Bu durum, insanların belirli yüzeyler veya nesneler tiksinme, rahatsızlık hatta bazen panik hissetmelerine yol açabilmektedir.
Klostrofobi tedavi yöntemleri arasında psikoterapi, ilaç tedavisi, maruz kalma terapisi, sanal gerçeklik ve alternatif terapiler yer alır. Klostrofobi, kişinin kendi kendine kapalı alanda kalması ile yani korkusunun üzerine giderek çözebileceği bir durum değildir.
Herkes tarafından çok duyulmayan tripofobiye insanların %16'sında rastlanır. Buna rağmen birçok araştırmacı tarafından mercek altına alınan tripofobi tıbbi literatürde hastalık olarak henüz yer almamaktadır.
Fobiler, insanlar arasında oldukça yaygın görülen bir tür psikolojik rahatsızlıktır. Tıp dilinde tripofobi olarak adlandırılır. Kişi delik gördüğünde bu korkuyu yaşayabileceği gibi çatlaklar, lekeler, düzensiz örüntüler karşısında da kontrol edemediği şiddette, aşırılaşan düzeyde korkuya kapılabilir.
Özgül fobi grubu içinde sayılabilecek çok çeşitli fobiler bulunmakla birlikte en sık görülenler şunlardır: hayvan fobileri, yükseklik korkusu, kan ve yaralanma fobisi, gökgürültüsü ve fırtına korkusu, uçak korkusu, yalnız kalma korkusu, kapalı yer korkusu, araba korkusu, uzay fobisi, yutma fobisi.
Diğer bir adıyla deniz korkusu olan talassofobi, deniz, okyanus ve göl gibi derin su kütlelerine duyulan korkuyla ortaya çıkan bir fobi türüdür. Geçmişte yaşanan bir travma, boğulma anısı, suya ve derinliğe karşı hassasiyet talassofobiyi meydana getiren nedenlerden sayılır.
SON YAZILAR
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması