Kur'an'da ibadethane adı olarak cami terimi geçmez, ancak "secde yapılan yer" anlamındaki mescit kavramı kullanılır.
Hz. Peygamber'in bildirdiğine göre kulun Allah'a en yakın olduğu an secde anıdır (Nesâî, “Taṭbîḳ”, 78). Kur'ân-ı Kerîm, hadisler ve ilk İslâm kaynaklarında cami karşılığında mescid kelimesi geçmektedir. Bu kelimenin Sâmî kökenli dillerde telaffuz ve anlam bakımından benzerleri vardır.
Kur'an-ı Kerim'de Câmi'
Kur'an-ı Kerim'de yirmiyi aşkın ayette yer alan cem' kavramı daha çok Rabbimizin kıyamet günündeki cem' fiilini ifade etmektedir. (Âl-i İmrân, 3/9; En'âm, 6/22; Yûnus, 10/28; Kehf, 18/99; Yâsîn, 36/53) Bu sebeple Kur'an-ı Kerim'de ahiretten “toplanma günü (yevmü'l-cem')” diye de söz edilmiştir.
TDK'ya göre cami kelimesinin doğru yazılışı "cami"dir. Başka yazımlar yanlış kabul edilmektedir. En yaygın yanlış kullanım "camii" şeklindedir.
Tebük savaşından dönmekte olan Hz. Muhammed'e bu yeni mescidi onaylatacakları sırada, onların gizli niyet ve planlarını açıklayan ve mescit hakkında ne yapması gerektiğini Peygamber'e bildiren, Tevbe süresinin 107-117. ayetleri indi. Bu ayetlerin gereğini yerine getiren Hz. Muhammed, “Zararlı Mescid”i yıkıp yaktırdı.
Ebu'l Menûçihr Camii, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na siyasî olarak bağlı Şeddadi emirlerinden Ebû Şücâ' Menûçihr tarafından inşa ettirdiği söylenen ve Türkiye sınırları içerisindeki ilk Türk camisi olduğu iddia edilen yapıdır. İçinde bulunduğu Ani antik kentiyle birlikte UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.
Allah için ibadete mahsus olan tüm camiler ve mescitler için de “Allah'ın evi” terkibi kullanılır. Nitekim bir hadis-i şerifte; “Yeryüzünde Allah'ın evleri; mescitlerdir. Oraya gelene Allah Teâlâ ikramda bulunur.” (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr, 10/161 [10324]) buyrulmaktadır.
"Cami" Türkçeye Arapçadan geçen bir sözcüktür. Cem, "Toplanma, bir araya gelme" kökünden gelen cami, "Toplayan, bir araya getiren" demektir. Sözcük önceleri "cuma namazı mescidi" anlamında kullanılıyordu.
Arapça'da “toplamak, bir araya getirmek” anlamındaki cem' kökünden sıfat olan ve sözlükte “toplayan, bir araya getiren, buluşturup birleştiren” anlamına gelen câmi' bu şekliyle, ayrıca aynı kökten türeyen fiil kalıplarıyla çeşitli âyet ve hadislerde Allah'a nisbet edilmiştir.
Arapça cem' kökünden türeyen, “toplayan, bir araya getiren” anlamındaki câmi' kelimesi, başlangıçta sadece cuma namazı kılınan büyük mescidler için kullanılan el-mescidü'l-câmi' (cemaati toplayan mescid) tamlamasının kısaltılmış şeklidir.
SON YAZILAR
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü