Başkalarının kusur, eksiklik, utanılacak şey, suç, cürüm, şeref ve haysiyete aykırı davranış, nezaket ve terbiye dışı, fena, kötü, utanç verici şey cinsinden yaptığı işlerin duyulmasını, görülmesini önlemek, yayılmasına mani olmak.
“Kim bir Müslüman'ın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette onun ayıplarını örter.”[5] hadis-i şerifini asla göz ardı edemez. Sorumluluk şuuru bulunan bir mümin, bilir ki; kendisine düşen, İslam'ın sınırlarına riayet ederek yaşamaktır.
Müslümanlar'ın başkalarının özel hâllerini öğrenmeye çalışması da yasaklanmıştır. Bu yasağa ilişkin bir âyette şöyle denilmektedir: “Müslümanların ayıplarını araştırmayınız.” (Hucurat,49/12). Burada “ayıp araştırmak”, Arapçadaki “tecessüs” kelimesinin yerine kullanılmaktadır.
Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter."
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi - sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter." Bir müslüman, kardeşinin günahını gördüğünde onun günahını gizlemesi gerekir.
Başkalarının kusur, eksiklik, utanılacak şey, suç, cürüm, şeref ve haysiyete aykırı davranış, nezaket ve terbiye dışı, fena, kötü, utanç verici şey cinsinden yaptığı işlerin duyulmasını, görülmesini önlemek, yayılmasına mani olmak.
Ahzâb Sûresi'nin 59. âyetinde; de "Ey Peygamber eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: (Evden çıkarlarken) üstlerine vücutlarını iyice örten dış elbiselerini giysinler. Bu, onların iffetli bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar." buyrulmaktadır.
Sözlükte “kusur, eksiklik, leke, utanç veren söz ve davranış” anlamına gelen ayıp, İslâm borçlar hukukunda akde konu olan malın insanlar nazarındaki kıymet ve itibarını azaltan ârızî kusur ve eksikliğini ifade eder.
Ayıptan doğan sorumluluğu düzenleyen TBK hükümleri emredici değil, düzenleyici hukuk kurallarıdır. Bu nedenle, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu kısıtlayan veya kaldıran anlaşmalar (sorumsuzluk anlaşması) yapılabilir.
Bilmemek Ayıp Değil Öğrenmemek Ayıp atasözü, insanın her zaman yeni bir şeyler öğrenebileceğini vurgular. Önemli olanın bilmemek değil, öğrenmeye çalışmamaktır. Kimse kimseyi bilmediği konular hakkında yargılamamalı. Asıl kötü olan ilim sahibi olmak için çabalamamak ve yerinde saymaktır.
SON YAZILAR
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları