Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul'un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olmuştur. 1453 yılında İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra II. Mehmed tarafından camiye dönüştürülmüştür.
532 yılının Ocak ayında İmparator I. Iustinianos'a karşı başgösteren Nika Ayaklanması sırasında bu yapı da yıkılmış, aynı imparator tarafından Trallesli Anthemios ve Miletoslu Isidoros yapının inşaatı için mimar olarak görevlendirilmişlerdir. 5 yıl süren inşaat sonucunda yapı 27 Aralık 537 tarihinde açılmıştır.
İstanbul'un fethinin ardından Ayasofya
1453 yılında İstanbul'un fethi ile Ayasofya camiye çevriliyor ve İslami unsurlar yapıya ekleniyor. Ayasofya'ya ilk minare, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa ediliyor. Ahşap olan bu minare günümüze kalmıyor. Daha sonra Sultan II. Bayezid döneminde yapıya bir minare daha ekleniyor.
Romalılar tarafından kiliseye dönüştürüldü. Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul'u fethettiğinde Ayasofya, ismi değişmeden fethin sembolü olarak camiye dönüştürüldü. Hatta fethedilen başka şehirlerdeki Ayasofya isimleri de Osmanlılar tarafından korunmuştur.
Kilise olarak inşa edilen yapının asıl ismi Sergios ve Bakhos Kilisesi idi. Doğu Roma İmparatoru I. Jüstinyen (Justinianos/Iustinianus) ve karısı Theodora tarafından 527 senesinde yapımına başlanan kilisenin inşaatı 532 yılındaki Nika Ayaklanması sırasında zarar görünce ancak 536 yılında tamamlanabilmiştir.
Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 532-537 yılları arasında İstanbul'un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup 1453 yılında İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye dönüştürülmüştür.
II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Mustafa ve Sultan İbrahim'in türbesinin bulunduğu Ayasofya.
Özellikle Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu izlerin İstanbul'un fethinden sonra Fatih'in Ayasofya'ya atıyla girdiğini ve sütundaki izin atın nalına ait olduğunu, el izinin ise Fatih'e ait olduğunu yazıyor.
Fetihle birlikte camiye dönüştürülen ve 481 yıl cami olarak hizmet veren Ayasofya, 1930'lu yıllarda restorasyon çalışmalarının başlamasıyla halka kapatılmıştır. Ardından, 24 Kasım 1934 tarihli bir Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüştür.
Keşiş 'Gün gelecek emlak ve toprak azalacak bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak' dedi. Fatih de ellerini gökyüzüne açarak “Bu yerleri yabancılara satanlar Allah'ın gazabına uğrasın' diye beddua etmiş.”
SON YAZILAR
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı