Avrupa Hun Devleti kurucusu Balamir'dir. Balamir'in ardından Hunların başına Uldız geçmiştir. İlk kez Hun akınları bu dönemde yapılmıştır. Uldız'dan sonra ise Hunların başına Rua, attila ve Karaton gibi pek çok hükümdar geçmiştir.
Attila'dan sonra Hun tahtına geçen büyük oğlu İlek'in Gepidlerle yapılan savaşta ölmesi üzerine, hususiyetleri bakımından babası Attila'ya en çok benzeyen büyük oğlu Dengizik ile küçük oğlu İrnek kendilerine bağlı kuvvetlerle Karadeniz'in kuzeyine çekildiler.
Hun Devleti Orta Asya'da kurulmuş olan bir Türk devletidir. Yani Hunlar'ın Türk olduğunu ifade etmek mümkün. Zaten tarihsel açıdan ele alınmış tüm eserler ve yazılı kaynaklar bunu açık bir şekilde göstermektedir. Hatta en eski Türk devletleri olarak Hunlar, Göktürkler ve Uygurlar öne çıkar.
352 yılında Kama Tarkan Avrupa Hun İmparatorluğu'nu kurdu ve yönetimi 370 yılına kadar elinde bulundurarak Hazar ve çevresinde önemli bir güç haline gelerek hakimiyet alanını batıya doğru ilerletti. Geçen 18 yıl, Hazar bölgesinde yaşayan Hunların teşkilatlanmasını ve devlet düzenine geçmesini sağladı.
Asya Hun Devleti, tarihte bilinen ilk Türk devletidir ve Orta Asya'da yaşayan Türk boylarını bir araya getirerek, siyasî birliği sağlamıştır.
Türk tarihinde büyük bir başlangıca imza atan Mete Han, ilk modern devlet ve ordu anlayışını getirmiş millet ve vatan sevgisinin kutsallığını ortaya koymuştur. Çinlilerin yurtlarını savunmak için yaptıkları Çin Seddi'nin aşarak Çine akınlarda bulunmuş ve bunun gibi birçok devlete de korku salmıştır.
370 yılında İdil Nehri civarında görülen Hunların atalarının, batıya göç eden Hiung-nu'lar olduğu hipotezi bulunmaktadır. MÖ 500-221 arasında farklı Çin hükümdarları birbirleri ile iç savaşlar sürdürürken, kuzeydeki Hiung-nu toprakları genişlemeye devam ediyordu.
Bölgede yaşayan Moğol, Tunguz ve Türk vd.
Attila (Latince: Attila, Grekçe: Ἀττίλα, h . 434-453), Hun topluluklarının hükümdarı olduğu 434 tarihinden, 453'teki ölümüne kadar Hun İmparatorluğu hükümdarıdır.
Peter Vaczy ise Hunların Türk kökenlerinin, eski dönem kaynakları ve antropolojik veriler ile desteklendiğini belirttikten sonra şu açıklamayı yapmaktadır: Ama Türk olan sadece dış görünüşleri değil, dilleri de Türk idi.