Arabistan'a putperestliği sokan kişi. İslâm'dan önce müşriklerce Kâbe'de bulundurulan putlardan biri.
Arap yarımadasına putçuluk Huzaalı Amr b. Luhay tarafından Şam civarından getirilmiştir. Bu olgu, İbrahimî inançlardan sapmalara vesile olmuştur. Putlar, kendilerine daha iyi sahip çıkılmasını sağlamak için her kabileye ayrı ayrı verilip Kâbe'ye yerleştirilmiştir.
İslâm öncesi dönemde Kâbe'nin içinde ve çevresinde bulunan putların en büyüğü olan Hübel kırmızı akikten yapılma bir insan şeklinde tasvir edilmiş, sağ kolu kırık olarak Kureyş'e intikal eden bu puta daha sonra altın bir kol takılmıştır (Cevâd Ali, VI, 250-251).
Araplar'a göre Kâbe'deki putların en büyüğü ve en meşhuru kırmızı akikten yapılmış insan şeklinde bir put olan Hübel idi. Hübel'in sağ kolu kırıktı. Onu ilk diken Huzeyme b. Müdrike'dir.
Kaynaklarda kuruluşu ile ilgili farklı bilgilere rastlanılan ve bulunduğu bölgeye yüzyıllar boyunca dinî, siyasî ve ticarî açıdan başkentlik yapmış bir merkez olan Mekke şehrinin tarihi, genel kanaate göre Hz. İbrahim ile başlamaktadır. Hz. İbrahim ve oğlu Hz.
Putperestler ise Allah'tan başka put ve heykellere tapmayı bizzat Allah'a nispet etmekteler, Allah'ın bu putlara tapılmasından razı olduğu için kendilerinin taptıklarını ifade etmekteydiler.
Yeryüzü İslam ile tanışmadan önce özellikle Arap yarımadası putların yaygın olduğu bir bölgeydi. Hübel, Lat, Menat ve Uzza adlı putlara büyük saygı duyuluyordu.
Cürhümlülerle Huzâa arasındaki savaşta İsmailoğulları sayılarının azlığı sebebiyle taraf olmadılar ve Huzâaoğulları ile anlaşarak şehirde yaşamaya devam ettiler. Huzaa kabilesinin ileri gelenlerinden Amr b. Luhay, Mekke ve Kâbe idaresini üstlenince tevhid geleneğini bozup şehirde putperestliğin başlamasını sağladı.
Hübel. Hubal veya Hubel (Arapça: هبل), Arabistan'da Mekke'de Kureyş kabilesinin hüküm sürdüğü sıralarda tapınılan, Arap putlarının en büyüğü ve Kabe'nin baş tanrısıdır. Arabistan'ın en uzak yerlerinden insanlar O'nu ziyarete gelirlerdi. Hubal Mekke'nin koruyucu ilahı olarak görülürdü.
Zamanla "Al-İlah" birleşik olarak "Allah" biçiminde söylenmeye başlanmış ve Arabistan'da tek tanrıcılığın gelişimine koşut olarak sözcüğe daha soyut anlamlar yüklenmiştir. İslam'ın Türklerde yayılmasından sonra, Allah adı Türkçeye Arapçadan geçmiştir.
SON YAZILAR
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri