- Allah'ın göndermiş olduğu kutsal kitaplar da Allah'ın var olduğuna dair bir delildir. - Fıtrat kavramı da Allah'ın varlığının bir diğer delilidir. - Dinimizde yer alan alemde yer alan tüm canlılar bir yaratıcıya muhtaç olup bu kavram ise hudüs kavramıdır. Hudüs kavramı da Allah'ın varlığının bir delilidir.
- Ödevim şu: Allah'ın varlığını tabiattan örneklerle açıklayınız. Değerli kardeşimiz, - Allah'ın varlığını külli manada gösteren en büyük dört delil vardır: Kur'an-ı kerim, Hz. Peygamber, vicdan ve evren / tabiat..
Rabbimiz duyular ötesi bir varlık olduğu için O'nun zatı duyularla kavranamaz. Bu sebepten Allah'ın varlığı gözle görülür, elle tutulur şekilde ispat edilemez. Bu konuda ortaya konulan deliller sadece insanı uyarmak ve düşünmesini sağlamak içindir.
Hudûs delili, evrenin yaratılmış olduğu ve her yaratılmışın da bir yaratıcıya muhtaç olduğundan hareketle Allah'ın varlığını ispata çalışan bir delildir.
Allah'ın (cc) varlığını ispatlamak için kozmolojik, teleolojik (gaye ve nizam), ontolojik ve dinî tecrübe delilleri detaya girilmeden anlatılır. Bu deliller sunulurken ayet ve hadislerden faydalanılır.
Bu tanımlardan delilin iki özelliği ortaya çıkmaktadır: Birincisi; bir hükmün ispat edilmesi, İkincisi; bir sonucun ortaya çıkarılmasıdır. 10 Bütün bu tanımlardan anlaşılacağı üzere kısaca delil, herhangi bir konuda gerçeğe veya kanıtlanması istenen hususa ulaştıran araçtır.
Allah, varlığı zorunlu yani kendinden olan, var olmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, bu sebeple de yokluğu düşünülemeyen varlıktır. Bu sebeple Allahu Teâlâ “varlığı zorunlu olan” anlamında “vâcibü'l-vucûd”dur.
Allah'ın varlığı zatının gereği yani kendindendir. Vücûd, Allah'ın var olması demektir. Vücud sıfatı “Sıfât-ı Nefsiyye” diye de isimlendirilmiştir. Bu şekilde ifade edilmesi- nin sebebi ise onun zat üzerine zâid olan bir manaya değil, zatın bizzat kendisine de- lalet etmesi nedeniyledir.
Ekmel Varlık delili, evrende bulunan her şeyde belirli ölçüde eksiklik, zayıflık bulunmaktadır der. Bu varlıkların sahip olduğu eksiklikleri ve zayıflıkları tamamlamak için uğraş verilmesi, Allah'ın varlığının delillerinden bir tanesidir.
Yüce Allah'ın zâtî ve sıfatî olmak üzere iki tür kelamı vardır. Zâtî kelamından maksat, zatının aynısı olan kelâmdır. Nitekim Ehadiyyet mertebesinde O'nun sıfatları da zatının aynıdır. Bu anlamda Allah'ı ve O'nun kelamını, hiçbir akıl ya da hiçbir zihin kuşatamaz, hiçbir kuruntu veya hiçbir düşünce O'nu kavrayamaz.
SON YAZILAR
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi