Allah sevdiği kulunun canını daha genç mi alır? Kesinlikle yanlış bir düşüncedir bu. Kimin nasıl gittiğini bilemeyiz, iyilik temenni ederiz sadece. Önemli olan bir gün fazla yaşayıp o günde bir nefes daha fazla Allah'ı zikredenlerden olabilmektir.
Dolayısıyla bu yönü itibariyle de en çok sevilmeye lâyık olan yine Allah'tır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: “Allah bir kulunu sevdiği zaman Cebrail'e: 'Ey Cebrail, Ben falanca kulumu seviyorum, onu sen de sev.', buyurur.
Demektir ki farz ve nafilelerde devamlılık göstermek, Allah'ın sevgisine işaret olmaktadır. Her işinde dürüstlük görülen, istekleri yerine getiren, tehlikelerden uzak tutulan kimsenin bu hâli de onun Allah Teâla tarafından sevildiğini gösterir. Çünkü Allah Teâlâ sevdiklerini yardımsız bırakmaz.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Allah Teâlâ bir kulu sevdiği zaman Cebrâil'e: “Allah filanı seviyor, onu sen de sev!” diye emreder. Cebrâil de o kulu sever, sonra gök halkına: Allah filanı gerçekten seviyor; onu siz de seviniz! diye hitâbeder.
Allah Teala, bazı kullarına ilham yolu ile gaybi şeyleri bildirebilir. İlham; feyiz yoluyla kalbe ilka olunan mana.
Allah, insanı yalnızca kendisine kulluk etmesi için yaratmıştır. [3] Kulluk, Cenâb-ı Hakkı tanımak, O'na gönülden bağlanmak, inanıp iyi işler yapmak demektir. Kul olmanın özü, Rabbimize severek ve isteyerek itaat etmek, ihlas ve samimiyetle ibadete sarılmaktır.
Allah Teala bir kulu sevdiği zaman Cebrâil'e: “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına: - Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz, diye seslenir.
Kul, Rabbini sevme konusunda münafıkane iddialardan kurtulmadığı sürece iki cihanda da kurtuluşa eremez. Allah'ın sevdiği kul olmaya çalışanı, Allah'ın sevdikleri de sever. Anası sever, babası sever, eşi, çocukları, akrabaları komşuları, yer sever, gök sever, yerdekiler sever, göktekiler sever.
Allah'ın sevmediği kullar ise kâfir, müşrik, münafık, fasık, zalim, müstekbir, müfsid, müsrif, kullardır.
“Kulun Allah'tan razı olması; Rabbinin kaza, kader ve kararına iç hoşnutluğuyla, yüzünü ekşitmeden teslim olması, buyruklarına boyun eğmesi, O'na gidecek ve götürecek yollarda ısrar ve istikrar göstermesi, yaptığı ve razı olduğu işleri başkalarının da onun üzerinde görmesi ve beğenmesidir.”
SON YAZILAR
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı