Yeni Türk alfabesinin kabulü ile alfabede birlik ve düzen sağlanarak Türk dilinin özellikleri belirtilip bu özelliklere göre edebiyatı da şekillenmiştir.
Tarih boyunca alfabe ile din arasında da kuvvetli bir ilişki olmuştur. Milletler dinlerini veya kültür çevrelerini değiştirdiklerinde söz konusu dinin kutsal metinlerinin yazılı olduğu alfabeleri kullanmaya başlamışlardır.
Ayrıca alfabe değişikliği dil inkılâbına doğru gidişi başlatmış ve kolaylaştırmıştır. Nitekim Latin esaslı Türk alfabesinin kullanımının ardından dilde reform yapılarak Türkçe'nin zengin, milli ve bilim dili haline gelmesi sağlanacaktır.
Alfabe veya abece, her biri dildeki bir sese karşılık gelen harfler dizisidir. "Abece" kelimesi, Türkçedeki ilk üç harfin okunuşundan oluşur.
1 Kasım 1928'de, yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Kanunun kabul edilmesinden sonra geniş halk kitlelerine okuma yazma öğretmek üzere "Millet Mektepleri" açıldı. Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmeni ilân edildi (24 Kasım 1928).
Türklerde alfabenin değiştirilmesi Türk alfabesinin Osmanlıca diline yakın harfler içermesi sayesinde kolaylıkla öğrenilmiştir. Eğitimde ve bilimde birlik ve düzen sağlanarak gelişimin temelleri atılmıştır. Edebiyatın ortaya konulması bir millete ait kültürün aktarılmasını kolaylaştırmıştır.
Harf Devriminin gerekçeleri. Harf devriminin en önemli sebeplerinden biri Arap harflerinin Türkçeye uygun olmadığı düşüncesidir. Osmanlı yazısının düzeltilmesini isteyenlerin başlıca gerekçesi, bu yazının Türkçenin ünlü seslerini ifade etmekte yetersiz kalmasıydı.
Türkçe'yi Kiril ya da Hint alfabeleriyle de yazabiliriz. Alfabe bir araçtır, esas olan dilin okunması yazılmasıdır. Harf inkılabının olduğu günden önce kullanılan dil de Türkçe'dir inkılaptan sonra Latin alfabesiyle yazıya geçirilen dil de aynıdır.
Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkeleri ve devlet felsefesi ile bağlantılı olarak, Atatürk'ün yazı inkılâbı konusunda dayandığı gerekçe, Arap dilinin ihtiyaçlarından doğmuş olan Arap yazısının Türk dilinin özelliklerine aykırı düşmesidir.
Alfabe bir toplumun kültürünü yansıtır. Atasözleri ve deyimler toplumların sonraki nesillere bıraktığı kıymetli birer miras parçalarıdır. Bırakılan yazıtlara ve kitabelere bakıldığında toplumların neler yaşadığını, dönemin sorunları ve olaylarını öğrenebiliriz. Alfabelerin bu noktada önemi çok büyüktür.
SON YAZILAR
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma