Alacak davası, bir işin karşılığı olarak veya bir sözleşmeden ya da kanundan doğan alacağın tahsil edilmesi amacıyla açılan dava olarak tanımlanabilir. Yani alacak davası; her türlü alacağı tahsil edebilmek amacıyla açılan davadır. Alacak, dava açılarak ispatlanır ve mahkeme kararı icraya koyulur.
Alacak davası uygulamada para alacağı için sıklıkla kullanılan bir dava türüdür. Şayet ortada bir alacak var ise ve borçlu olan taraf edimini yerine getirmiyor ise örneğin bir para borcunu ödemekten kaçınıyor ise para alacağına ilişkin olarak eda davasının tiplerinden birisi olan alacak davasını açabiliriz.
Nispi harç miktarı borç tutarı üzerinden hesaplanabilen bir meblağdır. Mal varlığı değerleri ile ilgili olarak açılacak olan alacak davası için dava konusunun değer ve miktarı dikkate alınmaksızın aksi bir karar yoksa Asliye Hukuk Mahkemelerine başvurulması gerekmektedir.
Alacak davasında alacaklı olan kişi, açtığı davayı sözlü ya da yazılı ortak bir belgeye dayalı bir sözleşme ile kanıtlayabilir niteliktedir.
Türk Hukuku'na göre alacağını tahsil etmek isteyen bir kişinin başvurabileceği iki yol bulunmaktadır. Bunlardan ilki dava açmak, diğeri ise icra takibi başlatmaktır. İfası mümkün olan ve muaccel hale gelmiş her borç için ifa davası açılabilir.
Kanıt olarak fotoğraf, belge, video ve şahit geçerli sayılır.
Davanın Kaybedeni: Genel kural olarak, yargılama masraflarını davayı kaybeden taraf öder. Türk Hukuk Sistemi'nde “masrafları ödeyen, davayı kaybedendir” ilkesi geçerlidir. Örneğin, tazminat davası açan kişi davayı kaybederse, davalı tarafın yapmış olduğu tüm yargılama masraflarını ödemek zorunda kalır.
Kişi aksine özgürce her konuda dava açabilme özgürlüğüne sahiptir. Avukat ise kişi açısından talebe bağlı olup, kişi istediğinde bir avukata danışarak dava açabilir. Ancak istemez ya da avukat ile çalışmaya gerek duymaz ise pek tabi ki kendisi avukatsız bir şekilde dava sürecini takip etmekte özgürdür.
Ceza muhakemesi sistemimizde delil serbestliği ilkesi benimsenmiştir. Hukuka uygun olmak kaydıyla her türlü delille ispat mümkündür. Bu husus 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinde “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.” ifadesiyle açıkça belirtilmiştir.
Kesin deliller sınırlı sayıda sayılmış olup bunlar; senet, yemin ve kesin hükümdür. Takdiri deliller ise; tanık, bilirkişi, keşif ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 192'ye göre kanunda düzenlenmemiş delillerdir.
SON YAZILAR
Esmer şeker ile normal şeker farkı
Aslan Dişi Bitkisi
Blood in my mucus
Ay ın yapısı
16641 ya latif fazileti
Çevrenin pekiştirilmiş hali
Arka kameradaki gibi miyiz aynadaki gibi mi
Böbrek Ağrısı Bitkisel Çözüm
18 yaş altı şirket kurma
1 miskal
Cam balkon ışığı keser mi
Alacakaranlık Alice öldü mü
Bogazdaki tiroid
19 Mayıs'ta okul var mı
Android 8 yükleme
Birisi aradığında meşgul çalsın
Bosch bulaşık makinesi e15
Alcohol detox symptoms duration
Erdogan kac yasinda
Bakır üretiminde dünya sıralaması
Before Sunrise gerçek bir hikaye mi
1 Ocak'ta bankalar tatil mi
200 TL'lik ne var
Can you get a ferry from Bangkok to Koh Samui
Android mi daha iyi iOS mu
Amerika vice city
Esnaf bağkur primi
En uzun türbe
Amerika da idam
Aloe vera yanık izini geçirir mı
4 4 4 okula başlama yaşı
1921 ankara antlaşması
Borsa stopaj kesintisi
Bağırsaklara iyi gelen bitkiler
3 eggs a day
Aritma suyu mu hazir su mu
Devlet cocuk yardimi
Desmont ne hapı
Denizbank Müşteri Temsilcisi Baglanma
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek