Peygamber Efendimiz (sav) "Ahir zamanda insanlara, dirhem ve dinar (yani zenginlik) lazımdır. Ta ki kişi bunlarla dinini ve dünyasını ayakta tutabilsin." buyurmaktadır.
Peygamberimiz: “Cennette elimde altın bir tasla, Kevser ırmağının başında ümmetimi bekleyeceğim ve ümmetimden oraya gelenlere altın tasla Kevser suyu vereceğim” der. Ama ahir zaman gençleri oraya gelince Peygamberimiz elindeki tası yere bırakacağını söyler.
Klasik Yahudiliğe göre bu dönemde sürgündeki Yahudiler toplanacak, Mesih gelecek, ahirette ölülerin dirilmesi, cennet (Aden Bahçesi) ve cehennem (Gehinnom) hayatı gerçekleşecektir.
Bunlar arasında Deccal fitnesi, güneşin batıdan doğması, Ye'cüc ve Me'cüc fitnesi gibi harikulade olaylar bulunmaktadır.
Peygamber, her iki kıraat açısından da nübüvvet silsilesinin sonuncusu, nübüvvet zincirinin son halkası olmaktadır. Âhir zaman terimi Kur'ân-ı Kerîm'de yer almıyorsa da hadislerde çokça kullanılmıştır.
“Âhir zaman”, dünya hayatının kıyamet kopmadan önceki son dilimi anlamında kullanılan bir kavramdır. İslâm inancına göre, âlemin başlangıcı olduğu gibi sonu da vardır.
"Her peygamberin ümmeti için yaptığı bir dua vardır. Ben duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat için sakladım." cümlesi, ümmetinin selâmeti için geleceğe uzanan ölümsüz arzusunun ötelere taşınmasıydı. Bu, onun hesap günü ümmetinin kurtuluşu için sakladığı, Allah'ın af ve mağfiretine vesile olmasını dilediği duası idi.
İnanışa göre mümin olanlardan biri ölüp de kabre konunca kendini yeşil bir bahçe içinde görecektir. İsrafil, elindeki Sûr'a birinci defa üfürünce dağlar parça parça olacak, denizler birbirine girecek, yıldızlar yerlere dökülecek, tüm canlılar ölecek ve kıyamet kopacaktır.
Büyük fitne (el-fitnetu'l-kübrâ) İslam literatüründe peygamber sonrasında Müslüman toplumunda patlak veren iç savaş için kullanılan bir kavramdır. İslam'ın kuruluşu için sergilenen büyük fedakârlıklar ile kanlı hesaplaşmaları içeren trajedilerin kurucu ilk nesilde (sahabe) birleşmiş olması, krizi merkeze taşımıştır.
Ev kadını da geçim ekonomisinin aksine üreticilikten tüketiciliğe geçiş yaptı. Yaptığı işlerse kapitalist sistem nedeniyle gölge işe dönüştü. Ev kadını fabrikada çalışmaya başlayıp ücret aldığında da adalet gerçekleşmedi. Çünkü bu hem evde hem de işte çalışmak şeklinde iki katı yük olarak yansıdı kadına.
SON YAZILAR
76Y nereye gidiyor
En küçük tam sayı
Bostancıdan Beşiktaş'a vapur var mı
Er rezzak duası
Avşa adası içinde ulaşım
En zayıf insan
Deniz memelileri isimleri
Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu verahmetullahi ve berekatühü
En yüksek çözünürlüklü kameralı cep telefonu
27 ağustos doğumlu ünlüler
Cph4 gerçekte var mıdır
Akrep Kadını Yalan Söyler Mi
Devremülk satışında DASK zorunlu mu
Ankara havaalanında döviz bürosu var mı
Can eriği sağlıklı mı
Akıllı kemoterapi ilacı saç döker mi
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi