Evlat acısı ile yurduna dönen Niobe tüm giysileri parçalanana ve tüm saçlarını yolana dek ağlamaya devam etti. Bunun sonucunda Tanrı'ların ona acımasıyla, Spil Dağı'nda taş kesildiği ve günümüzde "Ağlayan Kaya" olarak bilinen taş oluşumuna dönüştüğü rivayet edilir.
Ne yapsalar asla kavuşamazlar ve sonunda el ele tutuşur ve kendilerini dalgalı Şile denizine bırakıp, yitip kaybolurlar. Buna şahitlik eden kaya da dayanamaz, o bile ağlar. O günden bu yana kayanın gözyaşları hiç dinmez daima damla yaşı akar... Efsane kökenli de olsa yaşanmış bir hikâyenin günümüze ulaşan hâlidir bu...
Halk arasında Ağlayan Kaya olarak bilinse de mitolojik olarak Niobe adındaki bir kadının acılı bir öyküsünü anlatır. Mitolojik bir hikaye olan Ağlayan Kaya Manisa'da Spil Dağı civarlarında yaşayan kişilerin yaşadıklarını anlatan bir öyküdür. Yüzyıllar öncesinde Manisa'nın Spil Dağı etrafında bir yaşam vardır.
Niobe çocuklarının cesetleri başında günlerce ağlar. Sonunda Zeus Niobe'ye acır ve onun bu acısına bir son vermek için onu taş haline getirir. Bugün Spil Dağı kuzeybatı eteklerinde bulunan bu kaya, bölgede en çok ziyaret edilen yerlerden biridir.
Spil Dağı'nda bulunan "Ağlayan Kaya", Niobe'nin öyküsü ile özdeşleşmiştir.
Evlat acısı ile yurduna dönen Niobe tüm giysileri parçalanana ve tüm saçlarını yolana dek ağlamaya devam etti. Bunun sonucunda Tanrı'ların ona acımasıyla, Spil Dağı'nda taş kesildiği ve günümüzde "Ağlayan Kaya" olarak bilinen taş oluşumuna dönüştüğü rivayet edilir.
Ağlayan insan güçlüdür. Ağlamak eylemine Freud aforizmasında şöyle yer vermiştir. “Sinirlenince ağlayan insanlar, daha içten ve güvenilirdir.” Freud'un bu aforizmasından da anlaşılacağı üzerine ağlamak zayıflık göstergesi ya da kötü bir durum değildir.
1968 yılında Spil Dağı Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. Hem doğal hem de tarihi zenginliklere sahip olan Spil Dağı'nın en ünlü yeri ise Ağlayan Kaya'dır. Diğer ismiyle Niobe Kayası olarak da bilinen Ağlayan Kaya, görenleri şaşırtır. Çünkü kayanın şekli, başını öne eğmiş ağlayan bir kadını andırmaktadır.
Manisa ili; Osmanlı İmparatorluğu zamanında Saruhan Sancağı olarak idare yapısı içinde yer almış, 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Saruhan ili olarak teşkil edilmiş olup, müteakiben 1927 yılında isim değişikliği yapılarak Manisa adını almıştır.
Dağın çevresinde derin vâdiler ve bunların içinde dere yatakları bulunmaktadır. Dağın bitki örtüsü ormanlıktır. Manisa lâlesi gibi endemik türler de dahil olmak üzere, zengin bir floraya sahiptir. Ünlü yaban atlarının yanı sıra, diğer yaban hayvanı türleri de mevcuttur.
SON YAZILAR
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları
Esnediğinde gözden yaş gelmesi
Birayla redbul karıştırılır mı
20 nisan ne kandili
Excelde binde işareti