2001 Türkiye ekonomik krizi ya da Kara Çarşamba, Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biridir. Millî Güvenlik Kurulu toplantısında cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile başbakan Bülent Ecevit arasındaki siyasi kriz bir anda tüm ülkeyi etkisi altına alan ekonomik bir krize dönüşmüştür.
1990 - 2002 yılları arasında yaşanan ekonomik bunalımların temel sebebi siyasi istikrarsızlık, dolayısıyla orta ve uzun vadeli ekonomi politikasına sahip olamama durumudur. Bu dönemde Türkiye'de 6 farklı başbakan tarafından 11 farklı hükûmet kurulmuş ve bu hükûmetlerin ortalama ömürleri 1 yıl civarında gerçekleşmiştir.
2001 yılı ekonomik krizinin oluşumunda, kamu bankalarının rolü çok büyüktür. Ziraat Bankası başta olmak üzere kamu bankaları gecelik faizlerde taahhütlerini yerine getiremediler. Bu durum krizi tetikleyen temel nedenlerden birisi olup, faizin bir anda yüzde 7.000'lere kadar çıkmasına sebebiyet vermiştir.
2001 ekonomik krizinde Borsa %14,6 oranında değer kaybetti. Faizler %760'a yükseldi. İç borcun GSMH'ya oranı %69'a dış borcun GSMH'ya oranı %79'a çıktı. 800 bin işsiz ve %9 küçülme yaşadı Kriz sürecinde toplam 24 banka battı.
IMF'ye göre Türkiye üst-orta gelirli, karma piyasalı, gelişmekte olan bir ekonomiye sahipken, Dünya Bankası'na göre Türkiye, 2024 yılında kişi başı GSYİH'e göre yüksek gelirli ülkeler sınıfına girecektir.
20 Ağustos 2015: 1 dolar 3 TL
7 Haziran 2015'te yapılan genel seçimler öncesi ve sonrasında siyasette gerilimin yükselmesi doları da uçurdu.
Devalüasyonun en büyük etkisi dış ticarette görülür. İthalat ve ihracat dengeleri, devalüasyon yapılan piyasalarda hızlı bir şekilde değişir. Yerli paranın değer kaybetmesi ile birlikte ülke içindeki mallar ucuzlar. Bu nedenle yabancılar yerli ürünlere yönelerek iç ekonominin hareketlenmesini sağlar.
20 Aralık saat 19.40'ta 18,162 olan dolar kuru, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından 16,270'e düştü.
2001 başında azalma eğilimine giren faiz oranları 20 Şubat'a kadar yüzde 30-50 aralığında dalgalanmıştır. 22 Şubat'ta kurun dalgalanmaya bırakılmasının ardından 80'ler düzeyine çıktıktan sonra yıl içinde kademeli olarak azaltılmış ve yıl sonunda yüzde 59 düzeyine inmiştir. 2002 yılında ise yüzde 50'nin altına inmiştir.
Türkiye'de finansal krizler ya da ekonomik krizler makro ekonomik yapının bozulmasıyla ortaya çıkan buhran dönemleridir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası yaşanan başlıca krizler; 1946, 1958, 1960, 1974, 1980, 1982, 1990, 1994, 2000-2001, 2008-2012 ve 2018-2023 krizleridir.
SON YAZILAR
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı