İkinci Meşrutiyet (Osmanlıca: ايکنجى مشروطيت), Osmanlı Anayasası'nın, 30 yıl askıda kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1908'de yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve Mebuslar Meclisinin Sultan Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920'de tasfiyesi ile sona eren dönemdir.
Bu dönemde çıkan Balkan Savaşı'nda Makedonya, Arnavutluk, Batı Trakya ve Selanik kaybedildi. Bab-ı Ali baskını adı verilen askeri darbe bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Harbiye Nazırı olan Nazım Paşa, yaşanan arbedede yaşamını yitirdi. Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikaste uğrayarak öldürülmüştür.
Cemiyet, Abdülhamid'e gönderdiği telgraflarda Kanun-i Esasi 26 Temmuz'a kadar ilân edilmediği takdirde, bölge halkının ve askerin veliahda (V. Mehmed Reşad) biat edeceği tehdidinde bulundu ve kararlılığını göstermek için 23 Temmuz 1908'de Manastır'da meşrutiyeti ilan etti.
Arapça şart kökünden türemiş olan meşrutiyet 19. asırdan itibaren Osmanlı Devleti'nde meclisli saltanat-hilafet anlamında kullanılmıştır. Daha genel ifadesiyle; meşrutiyet, bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan yönetim biçimidir.
II. Meşrutiyet 23 Temmuz 1908'de (10 Temmuz 1324) ilan edildi. Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte basında sansür yasağı kalktı ve bir yayın patlaması yaşandı. Osmanlı Devleti'nde yaşayan farklı dilden ve dinden her ulus, kendi fikirlerini dile getirdiği gazeteler ve dergiler çıkardı.
Savaşın sonunda Arnavutluk, Makedonya, Selanik ve Batı Trakya kaybedildi.
Bunlar; Osmanlıcılık (ittihad-ı anasır), İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülük'tür. Bütün bu fikir akımlarının ana hedefi imparatorluğun kurtarılmasıdır.
I. Meşrutiyet, hem Avrupa devletlerinin baskısı hem de çökmekte olan Osmanlı Devleti'nin yenilenmesi ve yaşatılması amacıyla ilân edilmişti. II. Meşrutiyet ise çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak amacıyla ve uzun süren bir baskı dönemine tepki olarak ilân edilmişti.
İlk Osmanlı Mebusan Meclisi 19 Mart 1877 Pazartesi günü Dolmabahçe Sarayında Padişah II. Abdülhamit tarafından açılmıştır. Mebusan Meclisi'nin ilk reisi padişah tarafından atanan Ahmet Vefik Paşa'dır (Armağan, 1978).
Meşruti monarşide, monarkın hükmetme yetkileri ya oldukça sınırlıdır ya da yoktur, yani tamamen sembolik bir hüviyete sahiptir. Siyasi otoritenin bir kişinin elinde bulunduğu her yönetim monarşi değildir. Nitekim Aristo ve Polybius bir kişinin yönetimi olan tiranlığı monarşiden ayırdılar.
SON YAZILAR
Ağır hasta duası
18 yaşından küçükler kan verebilir mi
Anafikir bulma
Engin Nurşani ne çalıyor
Bursa nın ilçeleri
4k yayın yapan kanallar
Baharatlı omlet tarifi
Borderline aşık olabilir mi
15 mayısta kargolar çalışıyor mu
Erdemir kuruluş
Allah tarafından gönderilen ilk din
Bosch kombi donma koruması
1240 neyin numarası
Ağızda hindistan cevizi yağı çevirme
46 2f ceza
Ağızda metal tadı
Esmer tene allık rengi
Ekin Uzunlar ne tür müzik yapıyor
Denetim serbestlik e-devlette görünür mü
Çanakkale savaşındaki komutanlar
Boğa Kadını Çekici Midir
Falda k harfi
Evlilik yıldönümünde kadın hediye alır mı
Banka altın hesabı mı kuyumcu mu
Euro Truck Simulator 2 telefonda oynanır mı
Banka promosyonu harammı
B12 complex side effects
Eski paraları inceleyen bilim dalı
Çiya restaurant sahibi
Bir ürünün elde edilmesinde kullanılan madde
Çorum Yöresel Yemekleri
Android geliştirici modu açma
Ali atay ilk eşi
Anamas Yaylası
Adalet Meslek Yüksek Okulu nerelerde var
Can I eat black rice everyday
Çorlu ve Tekirdağ aynı mı
45 40'a mı yuvarlanır 50'ye mi
Adım Adım Eğitim Seti battı mı
22 Mayıs Boğa Mı İkizler Mi