Burçak, Arapça ezan okunmasını yasaklayan kanunun Atatürk döneminde çıkarılmadığını, Atatürk'ün ezanın ve kametin Arapça okunmasını Diyanet İşleri Başkanlığının 18 Temmuz 1932 tarihli bir tamimi ile yasaklattığını, fakat bu alanda, şapka işinde ve diğer inkılap konularında olduğu gibi, bir kanun çıkartmadığını ifade ...
Ramazan sonrasında da uygulama devam etti ve 18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti, "fetva mahiyetinde" 636 sayılı yeni bir genelge yayınlandı. Atatürk'e atfen yayınlanan bu genelgeyle, Arapça ezan ve kametin okunması yasaklandı.
Demokrat Parti meclis grubunda kabul edilen Arapça ezan okuma yasağının kaldırılmasına ilişkin kanun tasarısı, TBMM'nin 16.6.1950 tarihli oturumunda ele alındığı zaman, tasarı aleyhinde söz alan tek kişi Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Cemal Reşit Eyüboğlu olmuştur.
18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti, ezanın Türkçe okunmasına karar vermiştir. Diyanet İşleri Riyaseti, Türkçe ezan ve kameti tespit etmiş ve İstanbul Evkaf Müdürü Niyazi Bey'in başkanlığında bir toplantı yaparak önlem almaya başlamıştır.
“Ezan bundan 88 yıl önce 18 Temmuz 1932'de yasaklandı. 18 yıl uygulanan bu yasak 16 Haziran 1950'de Rif Nihat Asya'nın öncülüğünde Menderes ve arkadaşları tarafından kaldırıldı. Bugün Çin işgalindeki Türkistan'da da ezan yasak ve Hilâfet merkezinde ki Ayasofya'da ise 86 yıldır namaz kılınamıyor.
Arapça ezan yasağı, 2 Haziran 1941 tarihinde kabul edilen 4055 sayılı kanunla yürürlüğe girmiştir. Kanuna göre, “Arapça ezan ve kamet okuyanlar 3 aya kadar hapis veya 10 liradan 200 liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılacaktır” (TBMMZC, İ: 61, C: 1, 02. 06.1941: 6).
Dil Devrimi, Türkçe yazı dilinin Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dillerden alınan alıntı sözcük ve kurallardan arındırılıp konuşma diline yaklaştırılmasını amaçlayan ve 12 Temmuz 1932 tarihinde Cumhurbaşkanı Atatürk öncülüğünde Türk Dil Kurumu aracılığıyla başlatılan devrimdir.
Camilerde halka okunan Arapça hutbelerin halk tarafından anlaşılmadığını ifade etmiştir. Halkın söyleneni anlayabilmesi için okunan hutbelerin kendi dilinde yani Türkçe olmasını istemiştir. Namaza davet çağrısı olan ezanın da Türkçe okunmasını istemiştir.
Atatürk; Kur'an'ın Türkçe okunması ve namazın Türkçe ile kıldırılması konusundaki teşebbüslerinden umduğu neticeyi alamadığı ve bu konudaki çalışmalar toplumda büyük huzursuzluklara sebep olduğu için bundan vazgeçmiş olmakla birlikte, Türkçe ezan okunması uygulaması sürdürülmüştür.
Diyanet, Kuran'ın tercümelerinin Kuran hükmünde olmadığını ve bu tercümeleri Kuran olarak isimlendirilmesinin de caiz olmadığını belirtti. Açıklamada, "Mealin Kur'an yerine okunması da doğru değildir" denildi. Diyanet'in açıklamasında ezanın Türkçe okunmasıyla ilgili de "Caiz değildir" ifadeleri kullanıldı.
SON YAZILAR
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi