Birinci Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu'nda 23 Aralık 1876'da II. Abdülhamid tarafından ilan edilen, anayasal monarşi rejiminin ilk dönemi. Bu dönemin anayasası Kanun-ı Esasi, yürütme organı padişah II. Abdülhamid, yasama organı ise Meclis-i Umumi'dir.
Meşrutiyet'in ilanı ile vatandaş seçme ve seçilme hakkı kazanmıştır. Halk, padişahla birlikte yönetime ortak olma imkânı bulmuştur. Mutlakıyetçi yönetim anlayışı yerini meşrutiyetçi bir yönetim anlayışına bırakmıştır. Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası kabul edilen Kanun-i Esasi, bu dönemde ilan edilmiştir.
V. Murad tahttan indirilerek Meşrutiyet yönetimini ilan etmeyi kabul eden Veliaht Abdülhamid 31 Ağustos 1876'da padişah ilan edildi. Böylece, II. Abdülhamid (1876-1909) dönemi başlamış oldu. Padişahın anayasayı ilan ettiği 23 Aralık'ta ise I.Meşrutiyet dönemi başlayacaktır.
Arapça şart kökünden türemiş olan meşrutiyet 19. asırdan itibaren Osmanlı Devleti'nde meclisli saltanat-hilafet anlamında kullanılmıştır. Daha genel ifadesiyle; meşrutiyet, bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan yönetim biçimidir.
I. Meşrutiyet, hem Avrupa devletlerinin baskısı hem de çökmekte olan Osmanlı Devleti'nin yenilenmesi ve yaşatılması amacıyla ilân edilmişti. II. Meşrutiyet ise çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak amacıyla ve uzun süren bir baskı dönemine tepki olarak ilân edilmişti.
İkinci Meşrutiyet (Osmanlıca: ايکنجى مشروطيت), Osmanlı Anayasası'nın, 30 yıl askıda kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1908'de yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve Mebuslar Meclisinin Sultan Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920'de tasfiyesi ile sona eren dönemdir.
Sultan II. Abdülhamid 31 Ağustos 1876‟da tahta geçmiş ve tahta çıkışının hemen akabinde 23 Aralık 1876 yılında yayınlanan bir iradei seniyye ile Kanuni Esasi yani anayasa ilan edilmiştir. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir hükümdarın yetkileri pozitif hukuk ile sınırlandırılmıştır.
7 Ekim 1919'da başlayan 11 Nisan 1920'de sona eren dönemi “3. Meşrutiyet” olarak adlandırmak gerekir. Cumhuriyet rejimine kadar ilerleyen süreçte Saray'ın asıl ihaneti dış politikaya ilişkin değil, millî hakimiyet ilkesi üzerine kurulu olan anayasal sisteme son vermesidir.
Sultan II. Abdülhamid'in meşrutiyeti fiilen ortadan kaldıran fermanı 23 Temmuz 1908'de yürürlüğe girdi. Meşrutiyetin yeniden yürürlüğe girmesinin ardından Avusturya/Macaristan, 1878'de Berlin Konferansında geçici olarak kendisine bırakılmış olan Bosna-Hersek vilâyetini topraklarına kattığını duyurdu (5 Ekim 1908).
Kanun-i Esasi, meşrutiyetin ilan edilmesini sağlayan 1876 yılı Osmanlı Devleti anayasasına verilen isimdir. Kanun-i Esasi ile birlikte, Osmanlı Devleti'nde mutlak monarşi sona ermiştir. Kanun-i Esasi, Avrupa Devletleri anayasalarına benzeyen bir anayasa olup, dönemine göre oldukça yenilikçidir.
SON YAZILAR
1240 neyin numarası
Ağızda hindistan cevizi yağı çevirme
46 2f ceza
Ağızda metal tadı
Esmer tene allık rengi
Ekin Uzunlar ne tür müzik yapıyor
Denetim serbestlik e-devlette görünür mü
Çanakkale savaşındaki komutanlar
Boğa Kadını Çekici Midir
Falda k harfi
Evlilik yıldönümünde kadın hediye alır mı
Banka altın hesabı mı kuyumcu mu
Euro Truck Simulator 2 telefonda oynanır mı
Banka promosyonu harammı
B12 complex side effects
Eski paraları inceleyen bilim dalı
Çiya restaurant sahibi
Bir ürünün elde edilmesinde kullanılan madde
Çorum Yöresel Yemekleri
Android geliştirici modu açma
Ali atay ilk eşi
Anamas Yaylası
Adalet Meslek Yüksek Okulu nerelerde var
Can I eat black rice everyday
Çorlu ve Tekirdağ aynı mı
45 40'a mı yuvarlanır 50'ye mi
Adım Adım Eğitim Seti battı mı
22 Mayıs Boğa Mı İkizler Mi
En uzun yaşayan padişah
Beyaz kuş isimleri
3 deyim
1917 sovyet devrimi
Espri yazımı
Bir insan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi
Dünyanın Kendi Ekseni Etrafında Dönüşünün Sonuçları
Akasya durağı sinan gerçek adı
76Y nereye gidiyor
En küçük tam sayı
Bostancıdan Beşiktaş'a vapur var mı
Er rezzak duası