Medeni Kanun'un 190. maddesine göre koca, karısının da geçim teminine, aile giderine bir ölçüde katılmasını isteyebilir. Ama (kadın haklarını korumadığı iddia edilen) İslâm hukukunda ise kocanın böyle bir hakkı da yoktur, kadın hiçbir şekilde aile giderine katılma mecburiyetinde tutulamaz.
Buna göre koca, eşinin normal şahsi ihtiyaçlarını karşılamayı ihmal ederse, kadın onun malından ihtiyacı kadarını alabilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre, eşler arasında karşılıklı yardım yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülük, hem maddi hem de manevi desteği kapsar. Kocanın karısına harçlık verme zorunluluğu, geçim yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir.
Hukuk Dairesi, kocanın eşine harçlık vermemesinin ekonomik şiddet olduğuna, ortak hayatın sürdürülemeyecek düzeyde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ve tarafları bir arada yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün olmadığına karar verdi.
Kadının malî durumu iyi olsa bile ailenin giderlerinin karşılanmasında eşine yardımcı olma zorunluluğu yoktur. Şu kadar var ki, aile içi huzursuzluğa sebebiyet vermemek için eşlerin her konuda birbirlerine danışmaları uygun olur.
Böyle olunca da, sanki yalnızca kadınlar ölüm aylığı alabilir gibi bir algı oluşuyor. Kanun erkek kadın ayrımı yapmıyor, Sigortalının eşi olarak hak sahibi kişiyi tanımlıyor. Bu nedenle eşini kaybetmiş erkekler de ölüm aylığı alabilirler.
İslâm Hukukunda, kocanın karısı üzerindeki hakları genellikle; 1- Aile reisliği, 2- Ko- canın meşrû isteklerine gücünün yettiği ölçüde itaat, 3- Karısının evde oturmasını isteme, 4- Başkalarının eve gelişinin koca izniyle olması, 5- Kocanın malını koruma, 6- Kocaya güzel muamele başlıklarıyla ele alınmıştır.
Ülkemiz nüfusun önemli bir kısmının yoksulluk sınırı civarında yaşadığı göz önüne alındığında “ekonomik şiddetin” bir boşanma nedeni olarak kabulü son derece önem arz etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.07.2008 tarihli bir kararı ile “ekonomik şiddete dayalı boşanma davasında örnek bir karar vermiştir.
Koca, karısına harçlık vermekle yükümlü değildir, ancak pratikte ailenin gelirinin paylaşılması ve evin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda karşılıklı anlaşma ile bu tür bir katkı sağlanabilir. Evlilik içindeki maddi destek, çiftin karşılıklı anlaşmasına ve yaşam koşullarına göre şekillenir.
Netice itibariyle, İslâmiyette kadın ev işi yapmaya ve çocuğunu emzirmeye mecbur değildir sözünü, hukukî bir borç olarak mecbur değildir şeklinde anlamak gerekir. Yani yapmazsa, zevc bunları zevcesine zorla yaptıramaz.
SON YAZILAR
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi