Kulluk vazifelerini yapmak için, Rabbine itaat, tevazu, kuvvetsizliğini, ihtiyacını göstermek, Ona sığınmak ve yalvarmak için yaratıldı. Allahü teâlâ, her şeyin sebepsiz, şartsız, maliki, hepimizin sahibidir.
Onun temel görevi Allah'ı tanımak, ona kulluk etmek, insanî ve ahlaki değer- lere bağlı olarak yaşayıp sonsuz hayata hazırlanmaktır.
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur, en önemli vazifesi ise Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak sonra da bu imanın gereği olarak dosdoğru yaşamaktır.
Biz zaten ruhlar âleminde “Evet, Sen bizim Rabbimizsin” demiştik. İşte o Allah bizi “Kendisine ibadet etmemiz için yarattığını” haber vermektedir. Tüm canlılar, yaratılış gayesine uygun yaşayabilirse mutlu olurlar.
Allah Zülcelâl Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri bu sorunun cevabını Rasûlullah (s.a.v) vasıtasıyla gönderdiği Kur'an-ı Kerim'le bizlere bildirmiştir: “Ben cinleri ve insanları ancak beni tanıyıp, bana kulluk etmeleri için yarattım.” Bu gerçek bizim yaratılış sebebimizi bildirmektedir.
İnsan da sonsuz cömertliğini, nihayetsiz servet ve hazineleriyle gösteren Rabbine karşı şirk yapmayacak; ihtiyaçlarını kavlî ve fiilî duasıyla yalnız Ondan isteyecektir. İşte Cenab-ı Hak, yukarıda birkaçını zikrettiğimiz bu yüce gayeler için bu âlemi yaratmış ve insanı bu âleme göndermiştir.
Hayatın yegane gayesi Allah'ın varlığını birliğini sezmek, O'nun sevgisini kazanmak, O'nun yarattığı biçimde kalmak, hilkate tabi olmak, O'nun istediği gibi yaşamak, yani iyi kulluk etmek, rızasını kazanmak, gerçek insanları ayırt etmek için koyduğu kuralları uygulayarak imtihanı başarmaktır.
Allah, yeri, göğü ve ikisi arasında bulunan bütün mahlûkatı insana muhhasar etmiş adeta her şeyi insan için yaratmıştır. Göklerde olanın insanın hizmetine sunulması, yerde olanların da insan için yaratılmış olması, insanın yaratılışının önemli bir gayesi olduğunu gösterir.
İnsanın Allah'a kulluk yapması, Allah'ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak demektir. İnsanın gerçek gayesi, insana verilen kalp, sır, ruh, akıl, hatta hisler ile kendine lâyık bir şekilde ibadet etmektir.
O insanın yaratılış gayesini şöyle bildirmektedir: “Ben, insanları ve cinleri, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56.). Bu ayet şu şekilde tefsir edilmektedir: “Bu âyet-i uzmânın sırrıyla, insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinatı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir.
SON YAZILAR
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları