Allah'ın, “Kulum bana, ben de ona âşık olurum” mesajının dinde bulunduğunu belirten Hasan-ı Basrî (ö. 110/728) örnek olarak verilmektedir. Sonrasında İshq ya da ilahi aşk, İslam geleneğinde Sufizm tarafından vurgulanır olmuştur. Sufist din adamlarına göre aşk, Tanrı'nın özünün evrene bir yansımasıdır.
İslâmî literatürde aşk ilâhî ve beşerî olmak üzere başlıca iki anlamda kullanılmış, ilâhî aşka genellikle “hakiki aşk”, beşerî aşka da “mecazî” veya “uzrî aşk” denilmiştir.
Akıl belli bir yerde durmak zorundadır fakat insanı Allah'a götürebilecek olan aşktır. İhvan-ı Safa ekolüne göre, aşk bir aşırılık hâli ya da delilik değildir. Aşk, bir erdemdir ve tüm varlıklara Allah tarafından verilmiş bir hediyedir. Onlara göre her sevginin bir gayesi vardır.
Çünkü kendi yanından o kişiye âşık olmamıştır. Allah'ın verdiği duygulardan yani ona yüklenen programdan dolayı o şahsa âşık olmuştur. Allah bununla onu imtihan etmektedir. Yani o aşkla imtihan olan o insanın; aşkını gizleyip, sabredip, iffetini muhafaza edip, nefis ve şeytanı ile mücadele etmesi büyük cihadıdır.
İlâhî Aşkın Sırları, sadece zihinsel olarak aydınlanmanıza değil, aynı zamanda Allah ile daha derin bir yakınlık için ruhsal olarak tekâmül etmenize imkân sağlamak adına Kur'ân'a akılcı olduğu kadar kalp odaklı bir yaklaşım gözetir.
Allah bir kulunu sevince, o kulun ismi de “âşık” olur. Aşk, insanoğlunun tarihi kadar, hatta ondan da eski bir geçmişe sahiptir. Bu yolculukta önce Allah kulunu sever sonra kulu Allah'ı sever. Maide Suresi'nin 54. Ayeti'nde “Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler” ifadesi geçer.
Sevdiğini Allah rızâsı için sevmek, esasen Allâh'ı sevmektir. Peygamber -aleyhisselâm-'a duyulan muhabbetin kaynağı da Allah sevgisidir. İnsan; sevdiği kişiyi akrabası olduğu için, aralarında iş ve menfaat bağı bulunduğu için değil, müslüman olduğu için sevmelidir.
Gerçek aşk nedir diye merak edenler için üçüncü kişilerin olmadığı aşktır denilebilir. Her yerde ve her kişide aynı şekilde hissedilen gerçek aşta, asla üçüncü kişilere yer verilmez. Bu yüzden kişinin hem aklında hem de kalbinde 7/24 sadece tek kişi vardır ve o da aşık olduğu kişinin ta kendisidir.
AŞKIM sözü “çok sevdiğim” anlamında söyleniyorsa ki bunun için genelde söylenir, bundan bir sakınca çıkmaz. Hayır, ileride evleneceğim kişi anlamında söyleniyorsa bu abes ve yakışıksız bir sözdür. Özel bir kasıtla söylenmiyorsa yine de sakıncası olmaz.
Hz. Peygamber'den nakledilen “Kim âşık olur da aşkını gizler, iffetli davranır ve bu sebepten ölürse, şehit olarak ölür” hadisinin sıhhati, hadis âlimleri arasında tartışma konusu olmuştur.