“Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm.”
Buna göre bir tövbenin makbul olabilmesi için; işlenen günahı terk etmek, günah işlediğine pişman olmak, günahı bir daha işlememeye azmedip söz vermek, eğer işlenen günah kul haklarıyla ilgili ise bu durumda, hak sahibi ile helalleşmek, Allah'tan af dilemek gerekir.
Her 2 rekatta bir selam verildikten sonra 100 kere 'Sübhanallahi ve`l hamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber' denilir. 12 rekat namazın tamamı bittikten sonra 100'er defa tövbe istiğfar ve salavatlar getirilir. Namaz kılmanın mekruh olduğu kerahat vakitler haricinde her zaman kılınabilir.
İşte, Diyanet'in bu konuda verdiği o detaylar; "Tövbe edecek kimsenin iki rekât namaz kıldıktan sonra Allah'a hamd, Resûlüne (s.a.s.) salât ve selam getirdikten sonra tövbe ve istiğfar etmesi, akabinde de salavat ve hamd ile bitirmesi tövbenin adabındandır.
Tevbe Suresi (Arapça: سورة التوبة) veya Berâe Suresi, Kur'an'ın dokuzuncu suresidir. Sure 129 ayetten oluşur.
Tövbekar tüm günahlardan tövbe etmesi gerekir. Şayet günahların bazılarından tövbe ederse tövbe ettiği günahlardan tövbesi kabul edilir, tövbe etmediği günahlar kalır. Bunun üzerine yukarıda belirtilen şartlar bir tövbekarda bulunursa Allah'ın izniyle tövbesi kabul edilir.
Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm.”
Bunu ikindi nemâzından sonra [tesbîhlerden ve düâdan sonra] yüz def'a okumalıdır. Abdestsiz okunabilir.
Hadis-i şerifte, “Her namazdan sonra, üç kere “Estağfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh” okuyanın bütün günahları affolur” buyuruldu.
Hadîs-i şerîflerde çoğu zaman yetmiş veya yüz rakamı çokluğu, fazlalığı anlatmak için (kesretten kinâye olarak) kullanılır. Peygamber Efendimiz de günde yetmiş veya yüz defa tövbe ettiğini söylemekle Cenâb-ı Hakk'ı çok andığını belirtmiş olabilir.
SON YAZILAR
76Y nereye gidiyor
En küçük tam sayı
Bostancıdan Beşiktaş'a vapur var mı
Er rezzak duası
Avşa adası içinde ulaşım
En zayıf insan
Deniz memelileri isimleri
Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu verahmetullahi ve berekatühü
En yüksek çözünürlüklü kameralı cep telefonu
27 ağustos doğumlu ünlüler
Cph4 gerçekte var mıdır
Akrep Kadını Yalan Söyler Mi
Devremülk satışında DASK zorunlu mu
Ankara havaalanında döviz bürosu var mı
Can eriği sağlıklı mı
Akıllı kemoterapi ilacı saç döker mi
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi